İklim değişikliği, günümüzün en önemli ve acil sorunlarından biri haline gelmiş durumda. Havanın ısınması, denizin ısınması, aşırı hava olaylarının yayılması ve biyolojik çeşitliliğin hızla yok olması… Bunlar yalnızca birkaç iklim değişikliğinin yansımasıdır. İklim değişikliği, dünyayı tehdit eden en büyük ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlardan biridir. Dünyanın hızla değişmesi ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte sanayi faaliyetleri de artar. Bu durumda iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi tehditleri beraberinde getirir. İnsan hayatı, bu yeni gelişmelerle gelişip kolaylaşsa da dünyanın bu değişimlere ayak uyduramadığını söylemek yerinde olur. Bu uyum sağlayamama durumu da deniz kirliliği, çevre kirliliği ve hava kirliliği gibi yeni sorunlar ile kendini gösterir. Özellikle su kirliliğine dair sorunlar gün geçtikçe artmakta ve çevre için tehdit oluşturmaktadır.
Küresel ısınma ve iklim değişikliği ile çeşitli doğa olayları da ortaya çıkmaya başlamış durumdadır. Pek çok kişi, alışık olunmayan iklim koşullarından şikâyet eder. Uzun süren kışlar, en az kış mevsimi kadar soğuk baharlar, geç vakitte gelen yazlar gibi alışılmışın dışında iklim şartları ile karşı karşıyayız. Bu olaylara ilave olarak, biyosferdeki canlı çeşitliliğinin gün geçtikçe daha da azalması da yaşanan iklim değişikliği sonuçları arasında gösterilebilir. Bu durum ile canlıların yaşanan değişimlere uyum sağlayamadığı kolaylıkla görülebilir. İşin içine beşeri faktörler girdiğinde iklim değişikliğinin tehdit edici etkisi kolaylıkla ortaya çıkar. Bu hızlı değişim karşısında canlıların ayak uydurması da oldukça zor hale gelir. Bu anlamda küresel iklim değişikliği konusunda bir an önce çevre bilinci kazanmak için gereken önlemleri almalıyız.
İklim değişikliğini kısaca; ısıyı tutan sera gazlarının atmosferde artması ile ortalama sıcaklıkların yükselmesi ve bunun sonucunda iklimin, beklenmeyen değişimlere uğraması şeklinde açıklayabiliriz. Salınan sera gazları, doğaya verilen zararlar ve ormansızlaşma gibi etkenler birleşerek, tüm canlı yaşamını olumsuz etkileyen küresel iklim değişikliğine neden olur. İklim değişikliği genel olarak kontrolsüz ve aşırı insan faaliyetleri sonucunda oluşur. İklim değişikliği, etkisini sadece sıcaklık artışları ile göstermiyor. Kuraklık, seller, şiddetli kasırgalar gibi aşırı hava olaylarının sıklığında ve etkisinde de artış görünüyor. Okyanus ve deniz suyu seviyelerinde yükselme ve okyanus sularında asit oranı artışı, buzulların erimesi gibi etkenler sonucunda bitkiler, hayvanlar ve ekosistemlerin yanı sıra insanlar da ciddi risk altındadır.
İklim Değişikliğinin Nedenleri
Bölgesel ve küresel iklim değişikliklerinin asıl nedeni insanların kontrolsüz ve aşırı faaliyetleridir.Küresel iklim değişikliği nedenleri arasında aşırı ani değişimler yer alır ve bu durum çeşitli kaynaklar ile meydana gelir.Aşırı soğuma ve aşırı ısınma sonucunda canlıların yok olma riski bulunur. İklim değişikliği nedenleri arasında şüphesiz en dikkat çekici olanı atmosferde gerçekleşen ısı artışıdır. Küresel ısı değişimi, insanların türlü üretimler yapması ve doğayı bilinçsizce değiştirmesinden ileri gelir. Küresel iklim değişikliği durumunun ortaya çıkmasında başta beşeri nedenler, ozon tabakasında incelme, atmosferde sera gazı ve partiküllerde meydana gelen artış ve çevrenin bilinçsiz bir şekilde tahribi sayılabilir.
İklim Değişikliğinin Sonuçları
Küresel ısınmanın buzullar üzerindeki olumsuz etkileri gün geçtikçe artıyor. İklim değişikliği öncesinde yazın eriyen buzullar, kış aylarında yağan kar ile birlikte eski haline gelebilirdi. Küresel ısınmayla birlikte yaz aylarında eriyen buzul miktarında artış görülmeye başlandı. Kış aylarındaki kar yağışı ise buzulların eski haline dönmesi için yetersiz kaldı. Ortaya çıkan dengesizlik nedeni ile buzullardaki erime deniz seviyesinin yükselmesinde etkili olmaya başladı.
İklim değişikliği su kaynaklarına da olumsuz yansır. Küresel ısınmayla artan kuraklık, dünya genelinde su ve gıda krizine yol açabilir. Bu kriz ise büyük savaşları, toplu ölümleri tetikler.
İklim değişikliği sonucunda su, kara ve havada oluşan olumsuz koşullar, ekolojik dengeyi ve sonucunda canlı çeşitliliğini de etkiler. Doğada gerçekleşen değişimler, bazı canlı türlerinin yaşam alanlarının değişmesine veya yok olmasına sebep olabilir. Yaşam alanlarındaki değişimler sonucunda büyük göçler görülebilir. Bazı türlerin ise popülasyonlarında artışa neden olabilir.
İklim değişikliğinin canlı yaşamı için ciddi tehditler oluşturduğunu görebiliriz. Peki, bu tehditleri nasıl engelleyebiliriz?
· Sürdürülebilir enerji kaynaklarını daha fazla kullanmalıyız. Güneş, rüzgâr, dalga enerjisi gibi kaynaklar; kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlardan elde edilen enerjinin yerini alabilir.
· Sera gazı salınımı, fosil yakıt tüketimi ve su kaynaklarının savurganca kullanımını önlemek istiyorsak endüstriyel faaliyetlerin artışını engellememiz gerekir. Tek kullanımlık ürünleri, plastik şişe ve ambalajları hayatımızdan çıkarmak veya geri dönüştürülebilir malzemeleri değerlendirmek iyi bir ilk adım olabilir.
· Ormanda ateş yakmamak, ağaçları bilinçsizce kesmemek gibi önlemler almanın yanı sıra her fırsatta birkaç fidan dikerek Dünya’nın kalbini ve akciğerlerini koruyabiliriz.
· Su tasarrufu da iklim değişikliğini engellemek için alabileceğimiz en önemli tedbirlerden biri.