Her yıl 8 Mart'ta dünya genelinde kadınlar, özgürlük ve haklariçin bir araya gelerek bir kez daha ses yükseltiyor. Dünya Kadınlar Günü, yalnızca kadınların başarılarını kutlamakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda kalıcılık yaratmaya, kadınların mücadelelerinin, özgürlüklerinin bir simgesidir ve bu konuda harekete geçmeye de bir fırsattır.
8 Mart 1908 yılında New York'ta çalışan kadınların eşit ücret ve çalışma şartları için başlattığı grevle bir dönüm noktası olmuştur. Kadınlar, o günden sonra sadece iş görünümlerindeki eşitsizliklere karşı değil, aynı zamanda kadınların birer birey olarak toplumda hak ettikleri yerin elde edilmesi için de mücadeleye devam ettiler. Bugün, bu mücadelenin simgesi haline gelen 8 Mart, bir küresel bilinçle birlikte dünyanın her yerinde kutlanmaktadır.
Birleşmiş Milletler, bu yılı "Uluslararası Kadınlar Yılı" ilan ederek, 8 Mart'ı Dünya Kadınlar Günü olarak tanımaya başladı. 1977'de ise BM Genel Kurulu, 8 Mart'ı "Kadın Hakları ve Uluslararası Barış Günü" olarak ilan etti. Bu kararla birlikte Dünya Kadınlar Günü, resmi olarak uluslararası bir farkındalık günü olarak kabul edildi.
Türkiye’de 8 Mart Kadınlar Günü
Türkiye’de “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” ilk kez Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda alınan kararların da etkisiyle 1921 yılında kutlanmaya başlandı.8 Mart’ı Türkiye’de kutlamak amacıyla, iki kız kardeş Rahime Selimova ve Cemile Nuşirvanova girişimde bulunarak bir kadın topluluğu oluşturdular. 1975 yılına kadar pasif bir şekilde kutlanan 8 Mart bu yıldan sonra daha yaygın ve kitlesel olarak kutlanmaya başlandı.1975 yılında "Birleşmiş Milletler Kadın On Yılı" ilan edildi. Türkiye de bu kapsamda yer aldığı için 1975 yılında Türkiye'de "Kadın Yılı Kongresi" yapıldı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün 1975 yılında kutlanmaya başlamasında İlerici Kadınlar Derneği’nin faaliyetleri de etkili oldu. Böylece 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapalı ortamlardan sokaklara ve meydanlara çıktı. İlerici Kadınlar Derneği, işçi sınıfı ile kadınları bir araya getirerek haklarını aramaya çağıran bir sivil toplum örgütüydü.İlerici Kadınlar Derneği (İKD), o dönemlerde kadınların sesini duyurmak amacıyla kurulan en büyük dernekti. Kadın mücadelesini, işçi sınıfı mücadelesinin bir parçası görerek kadınları örgütlemeyi amaçlamışlardır. Kurulduğu andan itibaren kadınların yığınsal örgütlenmesini önüne koyan İKD, Türkiye çapında çok geniş bir örgütlenme ağına sahip olmuştur.
Türkiye, BM’nin 1977’de aldığı kararın ardından bu günü daha çok sahiplenmeye ve kutlamaya başlayacağı sırada 1980 Askeri Darbesi Kadınlar Günü’ne de yansır ve 4 yıl boyunca 8 Martlar, kutlamalar ve anmalar es geçilir ve yapılmaz. 1984 yılından itibaren 8 Mart Dünya Kadınlar Günü tüm kadın kuruluşları tarafından sahiplenilen, hatta devlet yetkililerinin ve kurumlarının da desteklediği bir gün olarak yeniden kutlanmaya başlanmıştır.Günümüzde Türkiye'de 8 Mart, sadece anma etkinlikleriyle sınırlı kalmıyor; kadın haklarıyla ilgili paneller, yürüyüşler, kültürel etkinlikler ve sosyal farkındalık kampanyaları düzenlenerek geniş bir katılım sağlanıyor. Kadın hakları savunucuları, eşitlik mücadelesini sürdürerek, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekiyor.
Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlar ve yazımı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sözüyle bitirmek isterim. ‘’ Dünyada her şey kadının eseridir.”