Yıllar önce bir dua buldum gerekli şartları yerine getir bu duayı okuyanın tüm duaları kabul olur dediler. Bende oturdum okudum duamda akrabalarımla birlikte toplu olarak hacca gitme. Aradan zaman geçti bir gün dayım ve yengem
—biz umreye gidiyoruz dediklerinde birden dünyam yıkıldı sanki Hani ne duası olursa olsun kabul ederdi mevtam. Haç kelimesi geçtimdi oğlu İsmail-Aleyhisselam-ile birlikte Kebeyi inşa eden İbrahim Peygamber, insanları Kâbe’de hac ibadetine kimleri davet ettiyse anca gidebilirsin derler. Doğruda derler.
Eşim bir gün nereden aklına geldi ise
—Ben umreye umreye gitmek istiyorum dedi. Bende sana en iyi bir tura yazdırayım. Dedim ilk dakikadan itibaren ilk beğendiğim tura ismini yazdırdım. Fakat eşimi her zaman çayına şekeri atıp karıştıran ekmeğini yağlayıp eline veren ben öyle bir hazıra alıştırmışım ki başladı söylenmeye
—Ben sen olmadan asla yapamam iğnemi kim vuracak hapımı kim hatırlatacak. Benim ise ne rahmetli babam nede annem haccı bırak umreye bile gitmeye niyet bile edemediler çocukları için didinip dururken. Bende dedim ki
—Ben de annem gitmeden sfımımı atmam dememle eşim
—onuda götürelim diye yüce gönüllülüğüyle annemi de umreye davet etti. Bunu duyan annem mahalledeki altın kızlar diye anıldıkları dayı hanımı yengeme onun kız kardeşine amcakızına mahallemizin ben bildim bileli bütün mevlitlerini okuyan ablaya teklik ediyor amcakızının hiç vakti yok ama oğluna konuyu açınca oğlu ben seni yollarım diyor mevlithan ablamız ben hacca gideceğim para biriktireceğim diyor dayı hanımı yengemizde gidecek ama onunda parası yok. yengemizin kız kardeşime parası var fakat hasta eşi izin ve4rmiyor diye eşini kıramayan ablası kardeşine parasını getirerek ben gidemiyorum bari sen git diyor. Bu sıracada bizim tur şirketi umre yolculuğunu iptal ettik diye bir telefon gelince vaziyetimiz istanbulda oturan teyze oğlunun kulağına gidiyor onun eşide kanser derdiyle uğraşıyor birazda cemaat ayakları var bizi aradı
—Burada güvenilir komşularımız var devamlı umre turları düzenliyorlar dizi yazdırayım mı dediği gün bizde tamam deyince başladık pasaport işlemleri para yatırma derken annemin kız kardeşice zamanında eşi üç aylığına umreye gidip hacıyı da yapıp gelen eşinin karcısına dikip
—Bende küçük tarlamı satıp kardeşlerimle umreye gideceğim demezmi. Onlar dada başlamış bir telaş çoğu sevinçli gözyaşı dökerken kimileride ağlamaklı olmuşlardı o günlerde. Gitmemize sadece bir hafta var bizim dayı
—artık teyze eniştenin sözü geçmez umreye ne dersin demeleriyle pasaport işlemleri başlatıldı
Paralar yattı aşılar olundu valizler geldi Bizlere her konuda herkes destek olurken teyze oğlunuza davet ettik ama o kabul etmedi
—ben hacda iken eşime bir şey olursa kendimi asla affetmem demesiyle biz olduk yedi umre yolcusu birde onların çocukları, gelinler, damatları, torunları derken bildiğin ağlayanlar gülenler el sallayanlar öyle bir uğurlama oldu ki gidenlerde sevinç gözyaşları gidemeyen mevlithan teyze hala bugün bile ah diyerek anlatır o günleri kolunsan kaptırdığı bilezikleri nemi yansın hacdan vaz geçtim umreye bile gidememiş olmanın verdiği üzüntü ile hala dertlenir yaşlı başlı kadıncağız. Ya hiç umudu olmadığı halde gidenler hala eşime hayır duaları ağızlarından asla düşürmezler. Aslında Allah’a güvenmek gerekli sonunda iki eksiklerde olsa duam kabul olmuştu. Dedikleri gibi çağrılan gidermiş bu kutsal yolculuğa ya da dualarda buluşanlar ne olursa olsun tüm gidenlerin haccını ve umresini rabbim kolay eylesin ve kabul eylesin.