Telefon uzun uzun çalmasına müsaade etmeyen reyhan koşarak telefona uzandı. Annesinin oturduğu mahalleden komşusunun sesiyle önce irkildi Reyhan sonra sakin olmaya çalışarak
-Alo dedi. Ahizedeki sesi hemen tanıdı.Annesinin karşı komşu Hacer hanımdı bu sesi ve şiveyi nerede olsa tanırdı Reyhan komşularının sesinde bir metanet bir sabır gizli edasıyla
-Reyhan baban hastalandı bir an önce buraya gelmen gerekli dedi .Seni bekliyoruz. Şok olan Reyhan birden başından aşağı sıcak sular boşanmış gibi birden bir ürperme hissetti. Ama reyhanın babası anlaşılan çok hasta ki annesi aramamış büyük ihtimal hastanede babasının yanında sağ olsun komşuları haber verdiler diye düşünse de için için ters giden bir şeyler var gibi geldi reyhana. Hemen oğlunu hazırladı kendi hızlıca hazırlandı koşarak kardeşleriyle birlikte market işleten kocasının yanında soluğu aldı. Annesine gidebilmesi için az değil git gel yol parası biraz minibüs birazda harçlık alabilmek için kocasını meyve reyonunda domatesleri sıralarken buldu alel acele gelen telefondan annesine gitmek istediğinden bahsetti Kocasının kasada bekleyen kardeşine giderek para isteyip te karısına vermesi için beklemeye başladı. Reyhan bekledikçe kocası işine devam ediyor abisinden para istemek için hiç de acele etmiyordu. İki kardeş manav bölümünde işlenirken küçük kardeş dayanamadı
-Yengemi ne bekletiyorsun para versene yoksa ben vereyim dedi ; geçen dakikalar sanki reyhana yıl gibi geliyordu.
-Tamam tamam dedi ve reyhana yetecek kadar para abisinden isteyip karısının eline verdi. Reyhan için babasına ulaşmak için artık ilk kalkacak otobüsle bir saat süren yolculuğun bitmesini beklemek olacaktı.Yanındaki oğlu için otobüste canı sıkılırsa diye evden atıştırmalık bir iki yiyecek çantaya atmış oğlunun canının sıkılmasına izin vermeden yolculuk boyunca onu oyalamayı başarmıştı. Otobüsten iner inmez yürüme mesafesinde olan devlet hastanesine koşarak gitti. müracaatta ki görevliye
-Recep Kaygül buraya getirilmiş durumu hakkında bilgi alabilir miyim ? dedi ve cevabın gelmesi için bir adım geri çekildi.Görevli siyah kaplı kocaman defteri açtı üstü beyaz kağıtla kapatılmış bölüme de baktı . içeriden birilerine danıştı .Gelen görevlide evlerine gitmesini söyledi.Koşar adım hastaneden çıkıp kafasında dolaşan bin bir düşünce ile evlerinin kapısında soluğu aldı.Reyhanı gören annesi ağlamaktan kıpkırmızı olan gözlerini silerek
-Sen biliyordun neden bana söylemedi ? diyerek sitemli sitemli ama azgın sularda tutunacak bir dal arayan biri gibi kızına sarıldı. Hıçkırıklar odayı inletti .Reyhan evlendiği günden beri anne babasını ayda en fazla bir defa ziyaret ederken son iki ayda her hafta sonu ziyarete gelmesinden dolayı anacağızı böyle sitem ediyordu reyhana .tabi Babasının öldüğü gerçeği ile karşılaşa reyhan önce kocası sonra kardeşleri haber verilmesi gereken yerleri tek tek aradı . Kötü haber kadar çabuk yayılan başka bir şey var mı acaba şu dünyada. Sevdili babası hastane morguna beklerken acıkan karınlar misafirler için kahvaltı sofrasında oturanların iştahı bir anda kesildi cami hocası yanık sesi ile cami cemaati olan Recep beyin selasını okudu. Bitiminde süt kardeşi okunan seladan o kadar memnun kaldı ki
-Ah hoca efendi ne kadar güzel okudun seninde inşallah en yakın zamanda selanı böyle güzel okurlar dedi herkes bir birine baktı süt kardeşin kızı
-Anne hocaya duamı ediyorsun yoksa bela mı okuyorsun demesiyle o an için herkesi bi gülme krizi tuttu Ölenle ölünmediği gibi nasıl bir sofranın başında yemek yiyebilen insan oğlu cenaze evinde hep birlikte gülmeyi de başarmışlardı. Anlatılır ya ölümü dağlara taşlara vermişler biz dayanamayız diyerek kabul etmemişler insanlara vermişler bi bakmışlar ki kimisi ağlıyor ölüm var diye kimisi seviniyor çocuğum oldu diye kimisi de düğün yapıyor eğleniyor demişler ki galiba dünyanın en büyük icadı olan ölüm böylelikle insanlara verivermişler anlatılanlar böyle ya ; Recep beyin ölümüyle içlerinde yanan mumların acısı onları kavursa da dünya meşguliyetine o günden itibaren karısı da kızı da torunları da kardeşleri de yavaş yavaş adapte olmaya devam etmişler.