O gün paşa sancağı eyalet merkezi Amasya Beyler beyi Sarayın da hummalı bir koşturmaca vardı. Tüm ileri gelenlere ve halk fetvalarla duyurulan ilk atanmış şehzadenin Amasya ya vali olarak geleceğini çığırıyordu.Bu gün koşturmacalar hala tamamlanmamıştı .Şehzadenin oturacağı sarayın içi dışı tertemiz boyanmış gül suları ile dip bucak yıkanmıştı.Verilecek ziyafet için ise kaç büyükbaş kaç küçük baş hayvan kesildiğinin kimse hesabını tutmuyordu.Tüm fırınlar ağızlarına kadar türlü et yemekleri ile dolup dolup boşalmıştı.Yerli halk kadınların yaptığı şerbetler su testilerİ içinde çoktan su kuyularda yerini almıştı.Çeşitli et yemekleri akşama gösteriler eşliğinde tüketen halk ve misafirler için buz gibi şerbetler sular gibi tüketilecekti.Basra atanmış ilk valisini beklerken 7 yaşındaki Beyazıt padişahın verdiği yetki ile burada valilik yapacaktı.Halk ve sarayın tek hedefi vardı valiyi karşılamada hiçbir kusur etmemekti amaçları oda galiba gerçekleşiyordu
Fakat bu koşturmacanın nedenini kavrayamayan birkaç çocuk kaleye çıkan yolda dizdikleri kiremit parçaları ile neşe içinde oynuyorlardı.İki kız çocuğu biri Nigar sarı iki uzun meliği yeşil gözler ile sırtındaki eski yamalı ama tertemiz elbisesi ile annesinin titizliği üzerinde hissediliyordu.Diğeri emine ise kara kuru bir kız çocuğunun eli yüzü tozdan topraktan görülmüyen tombulca dağınık saçları yüzünde gezinen kızın güneş yanığı yanaklarında rüzgardan nasibini alıyordu zaman zaman.Oyunda ki Hamza tam bir lider gibi çocuklara komutlar veriyor yaşına göre uzun kollarındaki güç karşıdan bile sezilen küçük bir delikanlı görüntüsü vardı.Ahmet ise kara kuru dalgalı saçları ile tam bir araba benziyen çocuğun hesap işlerine o kadar çok kafası basıyordu ki kimse üzerine söz söyleyemiyordu..Birde oyun alanına yakın büyük kayanın gölgesinde oturan küçük Burhanettin oyun oynayan arkadaşlarını kıskanarak seyrediyordu.o dünyaya sol ayağının içeri basarak gelmiş zamanla tüm yakınlarının topal demesine artık aldırmıyordu. Ah oda arkadaşları gibi aksamadan bi koşabilse dünyalar onun olacaktı.Yaşıtları bir türlü onu oyuna almıyordu.Çocuklardan birisini ebesi ninesi bir çağırsa hayalleri gerçek olacak oda 9 kiremit oynayacaktı.Ebesinin geçen verdiği kırmızı elmayı ona yerini bırakan çocukla hemen paylaşırdı. Hiç buna gerek kalmadan çocuklar onun mahzun mahzun oturuşuna dayanamadılar ve oyuna çağırdılar.
Yakıcı sıcağın altında karşı ki yolda belli belirsiz bir kalabalık görüldü atlı yaya büyük bir kafile oldukları anlaşılan kalabalık onlara doğru geliyordu.Ahmet
-Kim bu gelenler acaba dedi ?
-Anam giller konuşurken duydum .Padişahmı ne gelecekmiş onlardır dedi sakince Nigar.
Kafile yavaş yavaş yanlarına yaklaştı. En önde giden atlılardan tutunda yayan gidenlerin bile öyle güzel kıyafetleri vardı ki çocuklar onları seyretmekten yoldan çekilmeyi akıl etmediler.Önden giden atlılardan biri
-Bre densizler Şehzade Beyazıt geliyor çabuk açın yolu diye kükredi.O sırada tahterevallideki küçük şehzade tüllerin arasından çocukları seyrediyordu.Onlara özenerek baktı oda kafasını kaldıramadığı dersleri düşündü oda böyle bir oynayabilsem ne güzel olurdu diyerek iç geçirdi.Tam o sırada nereden geldiği belli olmayan bir köpek önde gidenleri daladıktan sonra şehzadenin tahteravallisini yerle bir etti bunu gören Hamza köpekle şehzadenin arasına kapı gibi dikildi.ne olduysa köpeğin leşi askerlerin müdehalesi ile kanlar içinde Hamza ve şehzadenin üzerine yığıldı. Bunu gören valide sultan koşarak oğlunu kucakladı .Üzeri temizlenen şehzade hemen tekrardan tahterevalliye bindirildi.Hamzayı kaldıran sarılan kimse olmadı .Giden kalabalığın arkasından öyle baktı kaldı Daha sonra ne mi oldu o akşam ki hoş geldin yemeğinin şehzade ve valide sultanın emirleri ile başta Hamza ve tüm çocuklar onur konuğu oldular o güzel yemeklerin ve şerbetlerin sefasını dürdüler gece geç saatlere kadar.