Bakara suresi 201. Ayette Rabbimiz bize nasıl dua edeceğimizi öğretiyor. “İnsanlardan öyleleri de vardır ki, “Ey rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, öteki dünyada da iyilik ver; bizi cehennem azabından koru” derler.” En çok namazın son oturuşunda yaptığımız güzel bir duadır bu. Özünde iyiyi ve güzeli istemek vardır. İyi ve güzel olmayandan da kaçınmak. Ayetin devamında “Kazandıklarından payı olanlar bunlardır…” diyor Mevla’mız. İyiyi ve güzeli arayıp bulmak, sonuçta iyi insanlar yetiştirmek için yeni bir eğitim, öğretim yılı daha başladı. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize hayırlı olsun. Hayırlar getirsin inşallah. Kazasız, belasız bir öğretim yılı olsun… Eğitim, öğretim yoluyla kişilerde davranış değişikliği meydana getirme işidir ve bir süreçtir. Öğretmek, öğrenmek işin sadece bir parçasıdır. Maksat iyi ve güzel davranışları edinen bireyler yetiştirmektir. Öğrenme işi uzun bir süreçtir. Bir ömür boyu sürer. Yaşı kaç olursa olsun öğrenenler, öğrenmeye açık olanlar, öğrendikleriyle güzel davranışlar sergileyenler Kur’an’ın ifadesiyle kazananlardır. “Her arayan bulamaz lakin bulanlar arayanlardır” diyor Bâyezid-i Bistâmi hazretleri. Eğitimin amacı iyiyi ve güzeli aramak ve bulmaktır. Yeter mi? Elbette hayır. Bulduğuna sarılmak, onu baş tacı etmek gerekir. Eskiler buna “ilmiyle amel etmek” derlerdi. Kalbe inmeyen, davranışa dökülmeyen ilmin ne kadar faydası vardır insana? “İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsin Ya nice okumaktır Okumaktan murat ne Kişi Hakk’ı bilmektir Çün okudun bilmezsin Ha bir kuru emektir” (…) Yüzyıllar ötesinden böyle sesleniyor bizim Yunus… Yine Kur’an-ı Kerimde öğrendiği ilimle amel etmeyenlerin durumu kitap yüklü merkeplere benzetilmiştir. Taşıdığı yükün değerini bilmeyenler. Bu durumda ne kadar çok insan var. İlmine yakışmayan davranışlar sergileyenler. “Diplomalı cahiller” yakıştırması onlar için söylenmiş olmalı. Dışarıdan göründüğü gibi kolay bir iş değildir eğitim işi. Bilgi ister emek ister sabır ister. “Eğitim süreçtir” deriz. Duvar boyamak kadar kolay bir iş değildir. İnce ince işlemek gerekir. Bıkmadan, yılmadan, yorulmadan devam etmek gerekir. Öğretmenlik mesleği bu yüzden değerlidir, önemlidir. Rabbim bütün öğretmenlerimize kolaylıklar versin… Stadyumun içerisinde günlük yürüyüşümü yapıyorum. Kalelerin bulunduğu alanlarda çocuklar top oynuyor. Kenarlarda benim gibi yürüyenler. Yedek kulübesinin önünde halkalanmış oturan beş altı çocuk gördüm. Başlangıçta dinlendiklerini veya sıcağın geçmesini beklediklerini düşündüm. Sohbet ediyorlardı. İkisi on üç on dört yaşlarında diğerleri daha küçük. Sahanın etrafında iki tur attıktan sonra yanlarından geçerken iki çocuğun elinde sigara gördüm. İçim cız etti. Hemen çöktüm yanlarına. Selam verdim. “Ne güzel sohbet ediyorsunuz” diyerek başladım söze. Azarlamadan, suçlamadan, aşağılamadan, büyüklük gösterisinde bulunmadan konuşmaya gayret ettim. Yeşilay ilçe temsilcisi olduğumu da söyledim laf arasında. Ben demeden çocuklar sigarasını söndürdüler. İçlerinden biri sordu. “Sen hiç sigara içmedin mi dayı?” Hiç sigara içmediğimi, sigaraya karşı çocukluk ve gençlik yıllarımda ne kadar direnç geliştirdiğimi anlattım. Sigara içmemekle hayatımın en güzel işini yaptığıma inandığımı söyledim. Güzel bir sohbet oldu. Çocuklar saygıda kusur etmediler. Müsaade isteyip yürüyüşüme devam ettim. Çocuklarımızı sigara başta olmak üzere birçok tehlike bekliyor aslında. İyiyi ve güzeli istiyorsak bu tehlikelere karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz. Okula, öğretmene destek vermeliyiz. İyi ve güzel davranışları öncelikle bizler sergilemeli, sonra da çocuklarımızdan beklemeliyiz. Bizim çocuğumuz olsun olmasın toplum olarak yanlış davranışlara doğru biçimde yaklaşıp mümkün mertebe düzeltme anlayışında olmalıyız. Çocuklarımızın, gençlerimizin vereceği tepkilerden çekiniyor olabiliriz. Eğer bu düşünce ile hiçbir şey yapmazsak yanlış davranışlardan şikâyet etme hakkına sahip olamayız. Çocuklar bizim geleceğimiz, servetimiz, hazinemiz. Hal böyleyse sahip çıkmalıyız onlara. “Bana ne? Okul düzeltsin! Öğretmen düzeltsin! Anne ve babaları ne güne duruyor?” diyemeyiz, dememeliyiz. Kötülüğü isteyenler, kötü insanlar inanın bizden daha çok çalışıyorlar. İyiyi ve güzeli istiyorsak eğitim, öğretim yılı hepimiz için başladı. Kolay gelsin efendim…