beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Mustafa TOPTOP

facebook-paylas
CAMİLER GARİP KALMASIN
Tarih: 05-07-2025 12:36:00 Güncelleme: 05-07-2025 12:38:00


İkindi namazından bir saat önce çıktım evimden. İki buçuk kilometre ötedeki İstasyon camisine doğru başladım yürümeye. Başımda şapka var ama hava oldukça sıcak. “Aşığa Bağdat uzak değildir!” tesellisi ile dönmedim yolumdan. Yol üstündeki yeni açılan sanayi dükkanlarına uğradım. Sahipleriyle tanıştım. “Hayırlı olsun” dileklerinde bulundum. İyi geldi, enerji verdi bana. Devam ettim yürümeye.

 

İhsaniye istasyonu karşısında küçük ama şirin bir cami buyur etti beni. Güzel şadırvanı, bakımlı tuvaletleri, caminin hemen yanındaki kamışla kaplanmış kamelyası, çocuklar için yapılmış küçük salıncağı, caminin arkasında yazları hem oturmak hem de Cuma günleri caminin içerisinin almadığı durumlarda namaz kılmak için yapılmış üstü örtülü, yanları kamış kaplı güzel bir alan. Kısacası dışarıdan bakınca “Bu ıssız yerde aradığın güzellik burada!” diyen bir cazibe davet etti beni.

           

Vakit yakındı, ortalıkta kimse görünmüyordu. Şadırvana yönelip abdestimi aldım. Ezan okunmaya başladı. Camiye girdim, imam arkadaşla selamlaştık. Namazı kıldıktan sonra sohbet ettik biraz. Dışı gibi içi de güzel, temiz ve şirin bir cami. İmam kendi gayretleriyle hayat vermeye çalışmış bu camiye. Yakınındaki sanayi esnafı, fabrika işçileri, birkaç komşu, yoldan geçenler boş bırakmıyorlarmış camiyi. Fakat imam daha fazla cemaatin gelebilmesi için elinden gelen her şeyi yapmış. Söz arasında on altı kadar çocuğun yaz Kur’an kursuna velileri tarafından getirildiğini söyledi. Hoşuma gitti.

           

Çocuklar geleceğimiz. Dinini, imanını önce ailede, sonra da camilerimizde ve okullarımızda öğrenecekler. İmam arkadaş bunun farkında. Kurs zamanının verimli geçmesi için bütün imkanları seferber etmiş. Veliler de güvenerek getiriyorlarmış çocuklarını. Çocukların memnuniyeti imamın gözlerine yansımış. Seviyor işini her halinden belli.

              

Genç imam caminin garipliğini dert etmiş. “Şair değilim ama bir şiir de yazdım hocam!” dedi ve paylaştı şiirini. Ben de sizlerle paylaşıyorum bu dertli şiiri:

                       

BİR GARİP CAMİ

 

Ne yolcusu var ne hancısı,

Beli bükük bir minaresi, bir de puslu bahçesi,

Kimsesiz bir nine ile dede misali,

Garip kalmışsın Gar Camii.

 

Yaşlanmış, yorgun duvarlarındaki hüzünle,

Elinde bastonun eski günlerin hüznünü çekercesine,

Birkaç kuş sesi ve soğuk rüzgâr esintisi ile,

 

Garip kalmışsın Gar Camii.

Minarede Ezan-ı Muhammedî dinmese de,

Bahçende böcek börtü eksilmese de,

Garip kalmışsın Gar Camii

 

Adın çıkmış yılanlıdır diye

Kimseler çare olmamış derdine,

Nasıl dayandın bunca gam ve kedere,

Garip kalmışsın Gar Camii.

                                   Engin AKTEPE

                                     

 

Caminin hali genç imamı, şiir de beni hüzünlendirdi. Çünkü camilerimiz garip, camilerimiz yalnız maalesef! “Müslümanım elhamdülillah!” diyen herkesi bekliyor. Camiler Müslümanların toplanma ve birlikte Allah için namaz kılma yerleri. Şiir ne de güzel anlatmış ıssız yerlerdeki camilerin halini. Kimsesi olmayan bir ihtiyar! …

            Merkezî yerlerin dışındaki camilerin durumu bundan farklı değil. Kendime soruyorum. “Ne oluyor bize?” “İman dolu göğüsler” erozyona mı uğruyor. Bakın insanlar İslam’ın değerlerine dokunur oldular. Karikatürlerle güya “fikir özgürlüğü” diyerek Peygamber Efendimizle alay etmeye kalkıyorlar. Biz ne yapıyoruz? Camileri garip bırakıyoruz. Manevî değerlerimize sahip çıkmıyoruz. “Beş vaktin en az bir vaktini de camide kılalım.” diyemiyoruz. Sonra… Sonrası malum.

            Camiler garip kalmasın efendim. Sonra bir gün sorulursa verecek cevap bulamayız. Allah korusun, sahip çıkmazsak eğer cami de bulamayız. Camiler Müslümansız, minareler ezansız kalmasın! “Şehadetleri dinin temeli!” diyen, mezarında rahat uyusun! Ötede bizden şikayetçi olmasın kimse! Saygıyla…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Bu yazı 8772 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI