662. Kırkpınar Yağlı Güreşlerinde bir yıldız doğdu. Başpehlivanlığa 2021 yılında çıkmış olan Yusuf Can Zeybek Cumhuriyetimizin 100. Yılında şampiyonluğa adını yazdırdı. Daha önce altın kemeri boynuna takmış dört güreşçiyi (Mustafa Taş. Fatih Atlı, Mehmet Yeşil Yeşil ve İsmail Balaban) yenerek kürsünün en üst basamağına çıktı. “Şampiyonları yenmeden şampiyon olunmaz.” sözünde ifade edileni gerçekleştirdi.
Yeni şampiyon yağlı güreşin, güçlü olmanın yanında sabır, dayanıklılık, dikkatlilik; yerinde ve zamanında doğru hamleleri yapmak ve yapılan hamlelere cevap verebilmek gibi birçok özelliği bünyesinde taşıdığını herkese gösterdi. Kendisinden daha güçlü, daha uzun ve kilolu pehlivanları daha önceki turnuvalarda da yenerek başarısının tesadüf olmadığını ispat etti.
Özellikle Mehmet Yeşil Yeşil ile yaptığı güreş sabrın ne kadar önemli bir unsur olduğunu bir kez daha gösterdi. Çok tecrübeli rakibi karşısında uygun zamanı bekledi ve istediğini aldı. Güreş sonunda Mehmet Yeşil Yeşil’in rakibini alnından öpmesi, Yusuf Can’ın da ustasının elini öperek sarılması izleyenleri mest etti. Yine final güreşinde takım arkadaşı, Sarı Fırtına lakaplı İsmail Balaban’ı yendikten sonra rakibinin elini öperek sarılması bütün seyircilerin ayakta alkışladığı güzel davranışlardı.
Yusuf Can Kırkpınar’da ata sporumuzun en önemli değerleri olan centilmenlik, rakibe saygı, başarısını dizginleyerek rakibini teselli etme, tevazu gibi önemli değerleri sergileyerek gönüllerin de şampiyonu oldu. Peygamber Efendimiz(sav) Tebük seferinde dönünce ashabına “Küçük savaştan büyük savaşa dönüyoruz.” demiş, ashabı “Nedir büyük savaş ya Resulallah?” deyince o da “Büyük savaş kişinin nefsiyle olan savaşıdır.” diye cevap vermiştir. Nefsin en kabarık olduğu anda kendine hâkim olup tevazu gösterebilmek, büyüklenmemek erdemliliktir. Yusuf Can başta olmak üzere birçok güreşçimiz er meydanlarında bu erdemi göstermişlerdir. Belki yağlı güreşin halkımız tarafından çok sevilmesinin en büyük sebeplerinden biri de budur.
İnancın, ahlakın ve kültürün gereği olan özelliklerin davranışlara yansıması insanı değerli kılar. Kibir içeren, rakibi küçümseyen şımarık davranışlar toplum tarafından hoş karşılanmaz. Sevincini abartan, nefsine tavan yaptıran sporcular başarı elde etseler bile çok sevilmezler.
Erliğin en büyük göstergesi kendi nefsine galip gelebilmektir. Güreş nefsiyle oynaşmak değildir. Er meydanlarında başarısı ne olursa olsun kendi nefsini yenebilen ahlaklı sporcularımızın çokluğu bizi sevindirmektedir. Güreşimizin geleceğine dair ümitlerimizi ve beklentilerimizi artırmaktadır. Marifet er meydanına çıkıp tam ercesine mücadele vermektir.
Yusuf Can Zeybek başta olmak üzere bu anlayışla güreşen bütün güreşçilerimizi gönülden kutluyorum. Yağlı güreşe olan ilgilinin bundan sonra daha da artacağına inanıyorum. Bir teşekkür de böyle güzel organizasyonları düzenleyen Güreş Federasyonu yetkilileri, güreşe gönül veren Kırkpınar Ağası, Edirne Belediyesi yetkilileri, Sarayiçi’ni ekranlara taşıyan başta TRT ve diğer yayın kuruluşlarına yapmak istiyorum.
Güreş en az futbol kadar değerlidir. Ata sporumuzdur. Hele yağlı güreş dünyanın bir başka ülkesinde yok. Tamamen bize ait. O halde bize ait olan bu değere sahip çıkmak gerekir. Yeni sporcuların yetişmesine fırsat vermek, önlerini açmak lazım. Sağlıklı ve başarılı bir nesil için sporla kalın efendim.