Çilelerle doludur hayat yolu. Yola çıkışımız sancılı. Gülerek gelmemişiz dünyaya sanki zor bir yolculuğa başlayacağımızı biliyormuş gibi. Çığlıklarımız, feryatlarımız kaplamış alemi. Gelmişiz bir kere, düşmüşüz meydana, figanlar faydasız. Ziya Paşa çok güzel söylemiş. Âsûde olam dersen eğer gelme cihâne Meydâne düşen kurtulamaz seng-i kazâdan Dünya rahatlık yeri değil. Aslında belki doğarken bunu fark etmiş gibi ağlayarak, çığlıklar atarak geliyoruz. Ne gariptir ki biz çığlıklar atarken etrafımızdaki herkes mutlu. Az önce bizi dünyaya getiren anne, doğumdan önce dokuz doğuran baba, ebemiz, doktorumuz hepsi mutlu. Bir tezat yok mu bu işte. Durumu tezat kelimesi ile izah edemeyiz. Yetmez. Çünkü dünyaya geliş biçimimiz bizi yaratanın sonsuz güzelliğinin şifrelerini taşır. Ömrümüz boyunca nasibimiz ne kadarsa, idrak terazimiz de o kadar yük çeker ve şifreler anlaşılır hale gelir. İdrâk-i me’âli bu küçük akla gerekmez, Zirâ bu terâzû o kadar sikleti çekmez. Ziya Paşa yüz elli yıl öncesinden seslenmiş. “Ey insan küçücük aklınla yüce manaları anlamaya kalkışma, çünkü senin aklın küçüktür, haddini bil!” İnsansın sen, haşa yaratan değilsin! Anlamaya çalış; gücünün sınırlarını bil ve sabret! Gecenin arkasında gündüz; kışın arkasında bahar, her zorluğun arkasında bir ferahlığın olduğunu bil! İnşirah suresinde ne demiş Rabbimiz: “Senin için bağrını açmadık mı? İndirmedik mi senden o yükünü? O sırtında gıcırdamakta olan (ve bu şekilde sana eziyet veren) yükünü? Senin şanını yüceltmedik mi? Demek ki, zorlukla beraber bir kolaylık var. Evet o zorlukla beraber bir kolaylık var! O halde boş kaldığında yine kalk yorul! Ve ancak Rabbinden ümit et, hep O'na doğrul!” İnsanın anlaması gereken şey budur aslında. Zorluklara karşı sabretmek, Allah’tan yardım dilemek, bıkmadan, usanmadan! Ümidi kesmemek ama bize düşeni de yapmak. Yönümüzü, yolumuzu hep O’na doğrultmak. Şaşırmadan, geçmişten ibret alarak geleceğe ümitle bakmak. Karamsarlıktan ve kötümserlikten uzak; inançla, azimle yolumuza devam etmek. Çünkü biliriz ki Allah her şeyden yücedir. Yaratandır, kudret sahibidir, Kadirdir. Her şeyin ondan geldiğini ve yine onun yardımı ile bütün zorlukların üstesinden gelebileceğimizi anlamalıyız. Yolumuza inançla, azimle devam etmeliyiz. O zaman hayat terazisinin yükü altında ezilmekten kurtuluruz. İnşiraha erenler ümidini kesmeyenlerdir. Hayata doğru yerden, iyi bakanlardır. İnşirah suresini anlamıyla birlikte her gün okuyarak hayatımızın düsturu haline getirmeliyiz. Boşuna “Sabrın sonu selamettir.” dememişler. Karamsar, kötümser düşüncelerin kimseye faydası yok. “Kara gün kararıp kalmaz!” demişler. Zorlukla beraber bir kolaylığın; sıkıntıların ardından da bir ferahlığın geleceğine inanmalıyız. Biz bize düşeni yapmalı, gerisini Allah’a bırakmalıyız. Olumlu bakış olumlu sonuçlar doğurur. Her yönden inşiraha ereceğimiz güzel günler dileğiyle hoşça kalın efendim…