beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Mustafa TOPTOP

facebook-paylas
EZELDEN EBEDE SONSUZ ÇAĞRI DİKKAT
Tarih: 02-10-2024 10:05:00 Güncelleme: 02-10-2024 10:05:00


Her din, inananları kendine mahsus bir biçimde ibadete çağırır. Hristiyanlar çan sesi ile kiliseye, Yahudiler boru sesi ile havra veya sinagoglara, Mecusiler ateş yakarak ibadethanelerine çağırırlar mensuplarını. Bizim dinimizde de ezan sesi çağırır Müslümanları camiye ibadet için. Hak din olsun olmasın her dinin mensuplarının ibadet için bir araya geldikleri mekanlar olmuştur tarih boyunca. Çünkü inanç bir ihtiyaçtır. İnancın gereğini yapmak da görevdir.

Müslümanlar Mekke döneminde müşriklerin baskılarından dolayı ibadetlerini açıktan yapamamışlardı. Gizlice ve evlerde yapılıyordu ibadetler. Peygamberimizin 622 yılında Medine’ye hicreti ile müşriklerin baskılarından, zulüm ve işkencelerinden kurtulunmuş ve Müslümanlar namazlarını açıkça ve topluca kılmaya başlamışlardı. Bu arada Peygamber mescidi anlamına gelen Mescid-i Nebevî de inşa edilmişti. Müslümanlar ibadetlerini Mekke’de Kabe’nin bulunduğu Mescid-i Haram’dan sonraki en kutsal mekân olan Mescid-i Nebevî’de yapmaya başlamışlardı. 

Peygamber Efendimiz (s.a.v) namaz vakitlerine çağrı biçimini ashabıyla istişare etti. İslam’ın dışındaki diğer dinlerin de ibadete çağrı biçimleri göz önünde bulunduruldu. Bu arada ashaptan Abdullah Bin Zeyd Peygamber Efendimize gelerek rüyasında kendisine ezanın nasıl okunacağının öğretildiğini söyledi. Peygamber Efendimizin emriyle Hz. Bilal’e ezanın bugünkü şekli Hz. Abdullah Bin Zeyd tarafından öğretildi. Hz. Bilal yüksekçe bir yere çıkarak ezelden ebede Müslümanları Allah'a ibadete çağıran ezanı okudu. Daha sonra Hz. Ömer de çağrıyı duyunca Peygamber efendimize gelerek heyecanla “Ya Resulallah! Seni hak dinle gönderen Allah'a yemin olsun ki Abdullah’ın gördüğü rüyanın aynısını ben de gördüm.” dedi. Sonra birkaç kişi daha aynı rüyayı gördüğünü ifade ettiler. Böylece ezan bugünkü şekliyle okunmaya başlandı.

1-7 Ekim arası Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak kutlanır ülkemizde. Ecdadımız kendisine vatan yaptığı her yerleşim yerine inancımızın sembolü olan camileri de yapmışlardır. Camilerimiz ve yanlarında elif gibi uzayan minarelerimiz “Bu belde İslam beldesidir!” diye haykırmıştır adeta. Bugün ülkemiz dışında kalan eski topraklarımızda camiler ve minareler ezelden ebede sonsuz çağrıyı günde beş vakit kısık seslerle de olsa tekrarlayıp durmaktadır günde beş defa. Bu çağrıyla Müslümanlar namaza, camiye davet edilir. Bitmeyen ve bitmeyecek bir heyecanla, aşkla çağrılır. Çünkü davet, Allah’a ibadet içindir. İcabet etmek gerekir.  

Mevlit Kandili’nin olduğu gün bir kardeşim bana “Abi akşam ve yatsı ezanını kim okudu? Ne güzeldi, pencereyi açtım da dinledim.” dedi. Ben de okuyan din görevlisini telefonla aradım ve ilettim kardeşimin dediklerini. Mütevazi bir şekilde “Ben okudum!” demeden “Akşam ezanı hicaz makamında, Yatsı ezanı da nihavent makamında okundu hocam!” diyerek açıkladı. Gerçekten güzel, insanın içini titreten ve davetkar bir okuyuş. Güzellik aşkla birleşince insanın koşası geliyor camiye. İbadetler huşu içinde ve şevkle yapılıyor. 

Mübarek günlerde dolan camilerimiz diğer vakit namazlarında maalesef mahzun, boynu bükük! Gösterişli ve çok güzel camilerimiz var ama Cuma namazları ve mübarek günlerin dışında içi boş. Çoğu camide bir safı bulmuyor cemaat. İşimiz mi çok yoksa imanımızda zafiyetler mi yaşıyoruz bilmem ama bir şeyler ters gidiyor. Diyanetimiz alışılmışın dışına çıkmalı biraz. Camilerin tekrar cazibe merkezi haline gelebilmesi için yeni metotlar ve usuller geliştirilmeli. Sakın yanlış anlaşılmasın bu sözler. Dinimizin esasları bellidir. Bunlarda değişiklik olması mümkün değildir. Hatalarımız, yanlışlarımız ve eksiklerimiz nerededir ona bakmak lazımdır. 

İhlas önemli kavramdır. İşini aşkla yapan din görevlisi kardeşlerimizi tenzih ve tebrik ediyorum ama birçok görevlinin de kendisini geliştirmesi gerektiğini söylemeden geçemiyorum. Camiler “Müslümanım elhamdülillah!” diyebilen herkesindir ve sahiplenilmelidir. Boş bırakılmamalıdır. Ebedî yurdumuzun üstünde “Benim!” diye inleyen o sonsuz çağrıya kulak vermeli, şehadetlerinde imanımızı tazelemeli ve alnımızı Allah için secdeye koymalıyız!

Rabbim ezan seslerini semalarımızdan, Müslümanları da camilerimizden eksik etmesin efendim!



Bu yazı 7039 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI