Hafta sonu televizyondan Kocaeli 15. Seka Park Yağlı Pehlivan güreşlerini yarı finalden itibaren izledim. İzlediğim her güreş gönlümü çayıra çekiyor. Güreşen her pehlivanla birlikte sanki ben de güreştim. Onların heyecanını içimde hissettim. Seyrettiğim her güreş beni köklerime yeniden bağladı adeta. Tarih bir milletin geçmişini anlatmakla kalmaz kültürünü de yüz yıllar ötesine taşır. Yağlı güreşler de kültürümüzün önemli bir değeri olarak devam etmektedir. Gururla söylemek gerekir ki günümüzde futboldan sonra en çok izlenen spor dalı haline gelmiştir yağlı güreşlerimiz. Güreş millî sporumuzdur. Bu spora ilginin gittikçe artması milletimizin özüne dönmesi noktasında ümitlendirmektedir bizi. Cazgır pehlivanları meydana salavatlarken “Allah Allah illallah, Muhammedîn Resulullah! Final müsabakası yapacak pehlivanlarımıza alkışlarla diyelim maşallah!” der. Güreşten önce Müslümanlığın ilk şartı olan kelime-i tevhidi ifade eder. Güreşenlere ve izleyenlere inancımızın değerlerini hatırlatır. Pehlivanları ayırmadan maşallah çeker. Heyecanı ve coşkuyu artırır. Meydanı şenlendirir. Bu yönüyle yağlı güreşler kültürümüzün ve inancımızın izlerini taşır. Kocaeli Seka Park güreşleri yarı finalinde Ali Gürbüzle Orhan Okulu, Hüseyin Gümüşalanla Yusuf Can Zeybek karşılaştılar. İki uzun güreşçi iki kısa güreşçi ile kıyasıya güreşti. Fiziklere bakınca uzun ve kilolu güreşçilerin kendilerine göre kısa ve daha az kilolu rakiplerine kolayca galip gelebileceklerini düşünüyor insan. Fakat yağlı güreşte durum biraz farklı. Güç ne kadar önemliyse teknik ve sabır da bir o kadar önemli. Zevkle izlediğim bu yarı final güreşleri bunun bir örneğiydi. İki kısa pehlivan Orhan Okulu ve Yusuf Can Zeybek uzun rakiplerini yenmeyi başardılar. Gün boyunca güreşçiler peş peşe güreşler yapıyorlar, oldukça büyük eforlar harcıyorlar. Kısa dinlenmelerle yenen güreşçiler finale kadar devam ediyorlar. Burada da öyle oldu. Yusuf Can Zeybek ile Orhan Okulu finalde karşı karşıya geldiler. Daha önce birçok güreşlerini izlediğim bu iki yiğit güreşçi birbirleriyle kıyasıya güreştiler. Güreşin 56. dakikasında Orhan Okulu rakibini yenerek 15. Seka Park Yağlı Güreşlerinin başpehlivanı oldu. Bütün güreşçilerimizi tebrik ediyorum. Bizlere seyir zevki yüksek müsabakalar izlettiler. Bir tebrik de Güreş Federasyonumuza. Bu yıl aldığı bir kararla Güreş Ligini kurarak yağlı güreşe puan sistemini getirdi. Peki ne işe yarayacak bu sistem? Yağlı güreşlerin olimpiyatı sayılan 662. Kırkpınar Yağlı Güreşlerine Nisan ayından bu yana ülkemizin çeşitli yörelerinde yapılan güreşlerde sporcuların başarılarına göre aldıkları puanlarla katılmaları mümkün olabilecektir. Yani her önüne gelen Kırkpınar’a katılamayacak sadece başarısını ispat etmiş pehlivanlar güreşebileceklerdir. Bu da güreşte profesyonelliğin yolunu açacaktır. Daha kaliteli güreşçiler yetişecektir. Güreş izleyiciler tarafından daha çok izlenilen bir spor dalı olacaktır. Gençlerimiz güreşe daha çok ilgi duyacaktır. Bundan sonraki güreş organizasyonlarını ve özellikle 662.si yapılacak Kırkpınar’ı merakla bekliyorum. TRT başta olmak üzere televizyonlarımızın canlı yayınlarla güreşleri izleyicilere aktarmalarını diliyorum. Futbola ve futbol yorumlarına ayırdığımız zamanın bir kısmının da halkımızın çok sevdiği ata sporumuza ayrılmasını bekliyorum. Futbolu çok seviyoruz ama spor futboldan ibaret değil! Diğer spor branşlarının da seyirciye ulaştırılması ülkemiz insanının spora yönlendirilmesinde önemli bir faktör olacaktır. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın sporun bütün branşlarının ve özellikle de ata sporumuz güreşin gençlerimize ulaştırılması noktasında teşvik ve yönlendirme çalışması yapması en büyük dileğimdir. Sporla dolu sağlıklı günler diliyorum. Hoşça kalın efendim.