beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Mustafa TOPTOP

facebook-paylas
EKOLOJİK DENGE BOZULUYOR MU?
Tarih: 13-11-2024 15:11:00 Güncelleme: 13-11-2024 15:18:00


Günün ilk ışıkları ile birlikte çıktım evden. Yürüdüm güneşe doğru. Tatlı bir serinlik
yüzünüzü okşarken güneş gülümsüyor çamların arkasından. Son bahar son yaprakları da
sarartmaya kararlı. Yine muhteşem bir şölen hazırlıyor gören gözlere, doğayı sevenlere. Her
mevsimin ayrı bir güzelliği var ama sonbahar başka. Hayata dair derin izler taşıyor. Son
düzlüğe çıkmadan önceki son şansları sunuyor insana. “Ayağını denk al, bu dönencenin
sonunda beyaz bir düzlük var!” der gibi.


Sararmış otlar, yarılmış topraklar, kurumuş ağaçlar... hepsi suya hasret. Ekim ayı
çaresizliğini her haliyle hissettiriyor. Kuş sesleri de duyulmuyor. Sanki terk-i diyar ettiler. Bu
sene pek alışık olmadığımız bir durum var toprakta. Nerdeyse adım başı fare deliği. Her
zaman rastlarız bu deliklere ama bu sene farklı. Daha sık ve ürkütücü. Felaket tellallığı
yapmak istemem ama istenmeyen bir şeylerin habercisi gibi. Ekolojik denge gittikçe
bozuluyor. Konya ovalarında gördüğümüz obruklar gittikçe yayılıyor. Kuraklık her haliyle
kendini hissettiriyor. Yer altı suları gittikçe derine iniyor. Tarlaları sulamak için açılan
kuyularda su daha derinden çıkmaya başladı. Yüzüstü suları neredeyse bitti.


Birçok şehirde içme suyu kaynakları tükeniyor, barajlar ha kurudu ha kuruyacak! Peki
biz ne yapıyoruz? Hangi tedbirleri alıyoruz. Suyun bir gün kesileceğini düşünüp tasarruf
ediyor muyuz? Maalesef duyarsız davranmaya devam ediyoruz. Geçen gün bir belediye
başkanı vatandaşlara acı acı seslenerek yakında su kesintilerine başlamak durumunda
kalacaklarını söylüyor. Alışkanlıklarımızdan vaz geçemiyoruz. Yarın kesintiler başlayınca da
basarız yaygarayı. “Yöneticilerimiz uyuyor mu?!” Hakkımız yok buna. Tehlike
kapımızdayken, kuraklık gümbür gümbür geliyorken, biz hoyratça kullanıyoruz suyu.
Sadece su mu? Yaşadığımız her yeri, her şeyi. Kimyasallara boyamışız tabiatı. Hatta
kendimizi. Haziran ayında bir sabah yürüyüş yapıyordum. Yolun kenarındaki tarlalarda
sulama yapılıyor. Yürüdükçe gözlerim yaşarıyordu. Bir anlam veremedim önce. Ertesi gün
yine aynı yerde yürüdüm. Durum aynı, gözlerim yine yaşarıyor. Daha sonraki gün güzergahı
değiştirdim. Gözlerimde herhangi bir rahatsızlık olmadı. Sordum bilenlere “Sulanan tarlalarda
kimyasal ilaç var mı?” Maalesef suyun içerisine ilaç katıyorlarmış, gözlerimin yaşarması
ondanmış!


Yok mu bunun bir çaresi? Eskiden kimyasallar var mıydı? Bu ürünler yine
yetiştiriliyordu. Daha sağlıklı ve daha organikti. Bu konuyu konuştum Eskişehir’in Seyitgazi
ilçesi Kırka mahallesinde oturan Bekir Akyer kardeşimle. Evinin mütevazi bahçesinde
ekolojik tarım yapıyor. Okuyor, araştırıyor. Yerli, yabancı konunun uzmanlarına soruyor ve
edindiği bilgileri bahçesinde uyguluyor. Uygulamakla kalmıyor, not alıyor, bilgilerini
paylaşıyor. “Para kazanmak değil benim derdim, doğal dengeyi bozmadan, kimyasal
kullanmadan, toprağa zarar vermeden; sağlıklı, organik ürünler üretmek, ata tohumlarına
ulaşarak ürün neslini iyileştirmek. Bilimin verilerini kullanmak, şuursuzca toprağa zarar
verilmesinin önüne geçmek. Organik tarımın yaygınlaşmasını sağlamak.”
Hoş geldi söylenenler kulağıma. “Peki istediğimiz sonucu elde edebildik mi?”
Örnekler verdi Bekir Akyer. “Patates ekilen alanların arasına lavanta, fesleğen vb. tıbbî ve


 

aromatik bitkiler ekilince onların güzel kokusundan patates böceği gibi zararlılar
yaklaşmıyormuş. Herhangi bir kimyasal ilaç kullanmadan hem böceklerden kurtuluyor hem
de aromatik bitkiler de yetiştiriyormuş küçücük bahçesinde. Uygulamalarını ve öğrendiklerini
Instagram’da da paylaşıyor başkaları da istifade etsin diye. Bana ilginç gelen, takdirle
karşıladığım daha birçok şey anlattı.


Çiftçilerimiz şuursuzca ilaç ve gübre kullanıyor. Halbuki toprak analizi yaptırmış
olsalar ve gübrelerini doğal atıkları kullanarak elde edip kullansalar hem topraklarını iyi
tanıyacaklar hem toprağa uygun tohum ve gübre kullanacaklar hem de organik ve sağlıklı
ürünler elde edecekler. Zor değil efendim. Laboratuvarlar her yerde var. Yeter ki tarım
anlayışımızı değiştirelim. Ziraat mühendislerinden ve ilim adamlarından destek alalım.
Yeniliğe ve kendimizi geliştirmeye açık olalım. Birçok şey kendiliğinden değişecek.
İnsanlar olarak tabiata karşı çok acımasız ve duyarsız davranıyoruz. Kullandığımız
kaynakların tükenmeyeceğini sanıyoruz. Kıymetini bilmezsek, doğru kullanmazsak tükenir
elbet. Sonucuna da hep birlikte katlanırız. Doğal dengeyi bozmak istemiyorsak, bize verilen
nimetleri doğru kullanmalı ve gelecek nesilleri de düşünmeliyiz.
Doğaya saygı lütfen!



Bu yazı 7126 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI