beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Mustafa TOPTOP

facebook-paylas
EKOLOJİK DENGE BOZULUYOR MU?
Tarih: 15-10-2024 11:51:00 Güncelleme: 15-10-2024 11:51:00


 Günün ilk ışıkları ile birlikte çıktım evden. Yürüdüm güneşe doğru. Tatlı bir serinlik yüzünüzü okşarken güneş gülümsüyor çamların arkasından. Son bahar son yaprakları da sarartmaya kararlı. Yine muhteşem bir şölen hazırlıyor gören gözlere, doğayı sevenlere. Her mevsimin ayrı bir güzelliği var ama sonbahar başka.Hayata dair derin izler taşıyor. Son düzlüğe çıkmadan önceki son şansları sunuyor insana. “Ayağını denk al, bu dönencenin sonunda beyaz bir düzlük var!” der gibi.

            Sararmış otlar, yarılmış topraklar, kurumuş ağaçlar... hepsi suya hasret. Ekim ayı çaresizliğini her haliyle hissettiriyor. Kuş sesleri de duyulmuyor. Sanki terk-i diyar ettiler. Bu sene pek alışık olmadığımız bir durum var toprakta. Nerdeyse adım başı fare deliği. Her zaman rastlarız bu deliklere ama bu sene farklı. Daha sık ve ürkütücü. Felaket tellallığı yapmak istemem ama istenmeyen bir şeylerin habercisi gibi.  Ekolojik denge gittikçe bozuluyor. Konya ovalarında gördüğümüz obruklar gittikçe yayılıyor. Kuraklık her haliyle kendini hissettiriyor. Yer altı suları gittikçe derine iniyor. Tarlaları sulamak için açılan kuyularda su daha derinden çıkmaya başladı. Yüzüstü suları neredeyse bitti.

            Birçok şehirde içme suyu kaynakları tükeniyor, barajlar ha kurudu ha kuruyacak! Peki biz ne yapıyoruz? Hangi tedbirleri alıyoruz. Suyun bir gün kesileceğini düşünüp tasarruf ediyor muyuz? Maalesef duyarsız davranmaya devam ediyoruz. Geçen gün bir belediye başkanı vatandaşlara acı acı seslenerek yakında su kesintilerine başlamak durumunda kalacaklarını söylüyor. Alışkanlıklarımızdan vaz geçemiyoruz. Yarın kesintiler başlayınca da basarız yaygarayı. “Yöneticilerimiz uyuyor mu?!” Hakkımız yok buna. Tehlike kapımızdayken, kuraklık gümbür gümbür geliyorken, biz hoyratça kullanıyoruz suyu.

            Sadece su mu? Yaşadığımız her yeri, her şeyi. Kimyasallara boyamışız tabiatı. Hatta kendimizi. Haziran ayında bir sabah yürüyüş yapıyordum. Yolun kenarındaki tarlalarda sulama yapılıyor. Yürüdükçe gözlerim yaşarıyordu. Bir anlam veremedim önce. Ertesi gün yine aynı yerde yürüdüm. Durum aynı, gözlerim yine yaşarıyor. Daha sonraki gün güzergahı değiştirdim. Gözlerimde herhangi bir rahatsızlık olmadı. Sordum bilenlere “Sulanan tarlalarda kimyasal ilaç var mı?” Maalesef suyun içerisine ilaç katıyorlarmış, gözlerimin yaşarması ondanmış!

            Yok mu bunun bir çaresi? Eskiden kimyasallar var mıydı? Bu ürünler yine yetiştiriliyordu. Daha sağlıklı ve daha organikti. Bu konuyu konuştum Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Kırka mahallesinde oturan Bekir Akyer kardeşimle. Evinin mütevazi bahçesinde ekolojik tarım yapıyor. Okuyor, araştırıyor. Yerli, yabancı konunun uzmanlarına soruyor ve edindiği bilgileri bahçesinde uyguluyor.  Uygulamakla kalmıyor, not alıyor, bilgilerini paylaşıyor.  “Para kazanmak değil benim derdim, doğal dengeyi bozmadan, kimyasal kullanmadan, toprağa zarar vermeden; sağlıklı, organik ürünler üretmek, ata tohumlarına ulaşarak ürün neslini iyileştirmek. Bilimin verilerini kullanmak, şuursuzca toprağa zarar verilmesinin önüne geçmek. Organik tarımın yaygınlaşmasını sağlamak.”

Hoş geldi söylenenler kulağıma. “Peki istediğimiz sonucu elde edebildik mi?”  Örnekler verdi Bekir Akyer. “Patates ekilen alanların arasına lavanta, fesleğen vb. tıbbî ve aromatik bitkiler ekilince onların güzel kokusundan patates böceği gibi zararlılar yaklaşmıyormuş. Herhangi bir kimyasal ilaç kullanmadan hem böceklerden kurtuluyor hem de aromatik bitkiler de yetiştiriyormuş küçücük bahçesinde. Uygulamalarını ve öğrendiklerini Instagram’da da paylaşıyor başkaları da istifade etsin diye. Bana ilginç gelen, takdirle karşıladığım daha birçok şey anlattı.

Çiftçilerimiz şuursuzca ilaç ve gübre kullanıyor. Halbuki toprak analizi yaptırmış olsalar ve gübrelerini doğal atıkları kullanarak elde edip kullansalar hem topraklarını iyi tanıyacaklar hem toprağa uygun tohum ve gübre kullanacaklar hem de organik ve sağlıklı ürünler elde edecekler. Zor değil efendim. Laboratuvarlar her yerde var. Yeter ki tarım anlayışımızı değiştirelim. Ziraat mühendislerinden ve ilim adamlarından destek alalım. Yeniliğe ve kendimizi geliştirmeye açık olalım. Birçok şey kendiliğinden değişecek.

İnsanlar olarak tabiata karşı çok acımasız ve duyarsız davranıyoruz. Kullandığımız kaynakların tükenmeyeceğini sanıyoruz. Kıymetini bilmezsek, doğru kullanmazsak tükenir elbet. Sonucuna da hep birlikte katlanırız. Doğal dengeyi bozmak istemiyorsak, bize verilen nimetleri doğru kullanmalı ve gelecek nesilleri de düşünmeliyiz.

Doğaya saygı lütfen!



Bu yazı 7070 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI