betsat
turkbet casino
ankara escort
alanya escort

Mustafa TOPTOP
ATA TOHUM YOLCULUĞU
Tarih: 29-10-2024 17:06:00
Güncelleme: 29-10-2024 17:06:00
Güzel insanlar ışıklarını, güzelliklerini saçarlar her tarafa. Çünkü sahip oldukları güzelliğin asıl sahibini bilirler. Değerleri üzerine almazlar. “Bendendir!” demezler. Gördüklerini, elde ettiklerini de paylaşırlar. Çünkü güzelliklerin paylaşıldıkça çoğalacağına inanırlar. Daha önceki bir yazımda da söz ettiğim Bekir Akyer kardeşim de öyle. Tarım konusunda elde ettiği bilgileri paylaştı benimle; ben de sizinle paylaşıyorum.
“Güzel Türkiye’mizin tarım alanlarında çok uzun yıllar süregelen sebze ve meyve yetiştiriciliğinde kullanılan -sözde bitki besleme adına- üretimi çoğaltmak için zehir (pestisit) kullanılarak yapılan uygulamalarda hem tarım alanlarında toprağın verimliliğini azaltılıyor ve sağlıksız ürünler yetiştiriliyor hem de 86 milyon insanımıza zehir (pestisit) kullanılarak üretilen sebze ve meyveler yediriliyor. Geleceğimiz, nesillerimiz tehlikeye atılıyor ve milletimizin sağlığıyla oynanıyor maalesef.
Son yıllarda ülkemizin tarım yapılan alanları kullanılan kimyasal gübrelerle ve zehirlerle (pestisitlerle) bitki yetiştirilemez hale geldi. Önlem alınmazsa topraklarımız çölleşmeye doğru gidecek.
Biz Kırka Ekolojik Tarım olarak doğal tarım yöntemleri ile zehir (pestisit) kullanmadan kimyasal gübre kullanmadan tamamen doğal yöntemlerle ve doğal bitki koruma yöntemleri ile hiçbir menfaat gözetmeden hem toprağımızı koruma hem de temiz gıda üretmek için yola çıktık.
Elbette bu süreç içinde zorluklarla karşılaştık. Başarısızlıklarımız da oldu fakat yılmadan usanmadan çalışmaya devam ettik. En doğru şekilde doğal tarım nasıl yapılır? Temiz gıda nasıl üretilir? Allah’ın İzni ile bunu başardık. Güzel Türkiye’mizde hiçbir menfaat beklemeden, doğal tarım yöntemleri ile üretim yapan ve milletimizi bilgilendiren başta Ekolojik Kent Bahçesi Doğal Tarım Uygulamaları yöneticisi Resul Bey, Gelecek Toprakta yöneticisi Behçet Bey, Solmera yöneticisi Başak Hanım gibi bir çok doğal tarım neferi ile birlikte canla başla çalışıyoruz.
Soru: Doğal tarımda uygulayacağımız yöntemler nelerdir bu uygulamaya nereden başlamalıyız?
İşin başında öncelikle toprağımızı analiz ettirmeliyiz, toprağımızı tanımalıyız. Toprağımız tarıma elverişli mi değil mi? Bunu araştırmalıyız. Toprağın organik yapısı nedir? Besin ihtiyacı nedir? Hangi besin kaynaklarını kullanmalıyız? Bunu bilmemiz lazım ve toprak hazırlığına başlarken hangi yöntemleri kullanmalıyız? İzlediğimiz yol ne olmalı?
Toprak hazırlığına güzden başlanmalı. Vazifesini yapmış meyvelerini vermiş bitki kalıntılarını temizledikten sonra sezon sonunda yorulan toprağın üzerindeki 15 cm kalınlığındaki canlı kısmı, yani organik yapı bakımından zengin olan kısmı hazırlamalı. Birçok yararlı bakterilerin bulunduğu, bitki gelişimine faydası olan (soğulcan) gibi canlıların bulunduğu kesimin canlılığını bozmadan toprağın sürülmesi gerekir. Sürülmesi gerekli ise tabi.
Sonraki aşamada sezon boyunca toprakta oluşan mantarları ve fungisit hastalıkları bertaraf etmek için kükürt ve odun külü karışımı ile dezenfekte edilerek toprak steril hale getirilmeli ve yeni sezona hazırlanması gereklidir. Eğer gerekiyorsa toprağın azot ihtiyacını karşılamak için bu aşamada bitkiler için gerekli ana besin kaynağı olan, havada bulunan azotu köklerinde biriktiren ve adına yeşil gübreleme denilen fiğ, yonca, bakla, soya fasulyesi, yulaf, çavdar, vb. gibi bitkilerin ekilmesi bu dönemde olur.
Baharda, yeni sezon hazırlığında bu ekilen yeşil gübrenin biçilip toprağa karıştırılarak organik olarak ve azot bakımından zengin bir karışım elde ederiz. Fideler ve tohumlar toprakla buluşturmadan önce toprak tekrar kükürt ve odun külü karışımıyla steril hale getirilir, sulama sistemleri hazırlanır ve yeni sezona bu hazırlıklarla başlanır.
Soru: Bitki fidelerini kendiniz mi yetiştiriyorsunuz veya hazır yetiştirilmiş fide mi kullanıyorsunuz?
Öncelikle bizim bulunduğumuz bölge 1053 rakımda karasal iklimin olduğu gece ile gündüz arasında 15o ila 20o ısı farklılıklarının olduğu bir bölgedir bu sebeple son don takvimi haritasını göz önüne alarak tohum çimlendirme işlemine mart ayı ortalarında veya nisan ayı başında başlıyoruz
Daha önceki yıllarda hazır fide alıyordum fakat bu bitki fideleri gelişme sürecinde çeşitli hastalıklara çok kolay yakalanıyorlar ve çeşitli tarımsal zararlılarının saldırısına maruz kalıyorlardı. Bu durumu önlemek için fideleri kendim yetiştiriyorum. Yetiştirdiğim fideler hiçbir kimyasala maruz kalmamış, tamamen doğal yöntem kullanılarak üretilen bitkilerin tohumlarından yetiştirdiğim fidelerdir. Yıllar öncesinden süre gelen atalarımızdan kalan geleneksel yöntemlerle saklanan ve sürekliliği sağlanan değerli ata tohumlarından üretiyorum. Yaklaşık beş senedir kendim üretmeye başladım ve çok olumlu sonuçlar elde ettim.
Soru: Fideleri yetiştirirken ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
Bizim bulunduğumuz bölgede mart ve nisan aylarında hava sıcaklıkları her an değişebiliyor. Bu sebeple fidelerimi ev ortamında yetiştiriyordum fakat bitkilerin sabit ısı isteği ve yeterli ışık isteğini karşılamakta zorluk çekiyordum. Bu yüzden fidelerim zarar görüyordu. Sağlıklı fide yetiştiremiyordum. Bu duruma son vermem gerekiyordu
Araştırmalarımın sonunda fide yetiştirme firmalarının fide çimlendirmede kullandıkları iklimlendirme sistemlerinin minyatürü olan bir sistem yaparak fide yetiştirme ihtiyacımı karşıladım. Böylece fidelerimi yetiştirirken uğradığım zorlukları ve zararı önlemiş oldum
Soru: Bitkileri yetiştirirken hangi gübreleri kullanıyorsunuz hangi besin kaynaklarını veriyorsunuz?
Bitkileri beslemeye öncelikle fide yetiştirme zamanında başlıyorum. Çünkü fidelere yeterli besinleri vermeliyiz ki ileriki süreçte sorunlar çıkmasın. Fide toprağını hazırlarken toprağın steril hale getirilmesi gerekiyor. Burada vermiş olduğum besinler tamamen kendi yaptığım doğal besinlerdir. Fide dikim zamanı geldiğinde toprak hazırlığı sırasında bitkilerin hastalıklara yakalanmaması için toprağı steril hale getiriyoruz. (Burası çok önemli!) Daha sonra gene kendi yaptığım doğal gübreler (Fermente edilmiş çiftlik gübreleri, kompost gübreler, gübre şerbetleri, stres giderici özelliği olan deniz yosunu, kanatlı gübreleri, ısırgan otundan yapılan doğal azot gübresi ve vitamin bakımından çok zengin olan ve toprak düzenleyici özelliği bulunan peynir altı suyu gibi) gübre ve besin kaynaklarını kullanıyorum.
Soru: Bitkileri çeşitli hastalıklardan ve tarım zararlılarından hangi yöntemlerle koruyorsunuz? Kimyasal ilaç kullanıyor musunuz?
Öncelikle kimyasal ilaç kullanmıyorum çünkü kimyasal ilaçlar ve kimyasal besinler tamamen zehirdir. Hem bitkiye hem de toprağa ve hem de biz insanlara zararı dokunan zehir gurubundadır. Biz yetiştirdiğimiz ürünleri tamamen doğal yollarla besliyoruz ve hastalıklardan koruyoruz. Bitki korumada kullandığımız ürünler Kükürt, gülleci bulamacı, bordo bulamacı gibi kendi yaptığımız doğal ilaçlardır. Bunların yanında aromatik bitkilerden (Fesleğen, reyhan, kekik, lavanta, kadife çiçeği ve diğerleri). Bahçemde bitkileri toprakla buluştururken bu aromatik bitkileri de dikiyorum. Yakın zamana kadar patates böceği, kulağa kaçan böcek, kırmızı örümcek, danaburnu gibi tarım zararlılarını bu aromatik bitkiler sayesinde bertaraf ettik. Çünkü bu aromatik bitkiler ve çiçek cinsleri zararlı böcekleri bahçeden uzaklaştırır ve bitkiler için yararlı (Arı, uğur böceği, peygamber devesi, vb.) gibi böcekleri çekerler.
Sonuç olarak uzun zamandır kimyasal zehirlerle, ilaçlarla topraklarımız tarım yapılamaz hale geldi, kimyasal gübre ve besin kaynaklarıyla yetiştirilen bitkilerle milyonlarca insanımız zehirlendi ve sağlığımız tehlikeye atıldı maalesef!
Bizler insanlarımızı uyararak, eğiterek sağlıklı nesiller yetiştirmek için doğal yöntemlerle kimyasaldan uzak, tamamen zehirsiz tarım yapmalıyız.”
“Alternatif tarım yöntemleri var!” diyor Bekir Akyer. Sağlıklı bir hayat için sağlıklı tarım yapanlara teşekkür ediyoruz. Sağlıkla kalın efendim.
Bu yazı 6085 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI