Her yıl 14 Şubat’ta kutladığımız Sevgililer Günü’nün kökeni Roma’ya kadar uzanır. Katolik Kilisesi’nin Aziz Valentin ilan ettiği bir bayramdır. Tüm dünyada kutlanan Sevgililer Günü, şimdilerde sevgi ve şefkatin kutlandığı özel bir güne dönüşmüştür.
Sevgililer Günü bir gün
Ben sana ölürüm her gün.
Sevgililer Günü bir gün
Ben seni severim her gün…
Yıldız Tilbe, eğlenceli şarkısında ne güzel özetlemiş. Hayatımızda kutladığımız çoğu özel günlerden biri olan Sevgililer Günü’nü nasıl kutlamamız gerektiğini reklam sektörü ve sosyal medya sayfaları bizlere öğretmek için canla başla uğraşmaktadır. Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü… Bu özel günler say say bitmez. Bereket, bizlere haber veren reklamlar başta olmak üzere sosyal medya sayfaları var da milletin paylaşımlarından yaşadığımız o günün hangi özel gün olduğunu da anlıyoruz. Hemen en önemli görevimizmiş gibi tüm işlerimizi bırakarak gerekli yerlere mesajlarımızı paylaşıyoruz. Mücevher reklamlarının, bir kadının olmazsa olmazı hatta mutlaka olması mecburiymiş gibi gösterildiği bu reklamlarla erkeklerin bütçesini zorlayan bu özel gün gelirken, bayanlar da eşimize ne alsak derdiyle dertleniyorlar.
Tabii bu özel günler turizmi de canlandırması, ticarete hareket getirmesi sonucunda hepimiz bir yerlerden sebepleniyoruz desek yalan olmaz. Bu özel gün yaklaşırken ister kadın ol ister erkek, öncelikle bir hediye alarak bu güne hazırlıklara başlarız. Bir çiçekle eşimizi, sevgilimizi mutlu ettiğimiz Sevgililer Günü’nde çiçekçiler için de ayrı bir bayramdır. Bir gül: Aşk, tutku ve romantizmi; karanfil: sevgi, hayranlık ve sevgiyi ifade eder. Orkide: güzellik, lüks, aşk ve inceliktir. Şakayık: refah, iyi şans ve romantizmi anlatır. Papatya ise saflığı ve sakinliği anlatır alınan kişiye. Peki bu özel günde bir kahvaltı ya da mum ışığında bir akşam yemeği yesek, kahvaltı salonları ya da restoranlar normal zamandan daha çok girdileri olmaz mı? Olur tabii. Ya da eşimizle bir kar tatiline çıksak, bir kaplıcada bir gün bile dinlenmek için yer ayırtsak hem eşimiz ya da sevgilimiz mutlu olurken turizm canlanmaz mı?
Bu özel günler sonrası tabii ki de unutulmaz anılara imzalar atılacak; bu özel dakikalar altın harflerle anılarda yerini alırken, alınan hediyelerle yapılan paylaşımlar sosyal medyada maalesef yarışacak, malumunuz. Siz siz olun; eşinizin aldığı çiçekli entari de insanı mutlu ederken, Boğaz’da bir kahve ya da yemek, evde karşılıklı içilen bir çay ya da bir demet papatya, belki de sevgilinizin cebine koyacağınız sevgi dolu küçük notlarla kalpleri fethedebilirsiniz. Yeter ki yaratıcı olun beyler ve hanımlar.
Sizlere bir iki güzel söz de benden olsun:
Saygılarımla…