Bugun...


MUSTAFA TETİK

facebook-paylas
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
Tarih: 07-07-2023 11:15:00 Güncelleme: 07-07-2023 11:15:00


Dünya hiç durmadan dönmeye devam ediyor. Hepimiz aynı gökyüzünün altındayız. Kırsaldakiler, ormandakiler, yayladakiler, çöllerdekiler ve şehirlerdekiler olarak aynı havayı soluyoruz.17. yüzyılda başlayan sanayileşme sonucu hızla çevremizi, sularımızı, havamızı insanlar olarak hor kullandık ve bunun sonucunda da çevre kirliliği ve tabiî ki de iklim değişiklikleri kapımızı çaldı. Biz neler mi yaptık?

Alışverişe gideriz elimizde bol bol naylon poşetlerle eve döneriz

Pikniğe gideriz arkamızda sağa sola atılmış bol bol çöp bırakarak geri döneriz sanki oraya bir daha gitmeyeceğiz ya da başkaları asla kullanmayacak o yeşillik sadece bize özelmiş bizim için yapılmış gibi davranırız.

Elbise alırız bir iki defa giyer rengi biraz değiştiği için hemen atarız

Çöplerimizi ayırmadan çöpe atarız

Kullandığımız araba egzozlarından çıkan gazlar.

Vahşi sulama yapan çiftçi kardeşim sende tatlı su kaynaklarımızı tüketiyorsun farkında bile değilsin

Yeryüzü dediğimiz bu cennet dünyamızda ki bozulan bu dengelerde, eriyen buzullarda, değişen mevsimlerle oluşan bu olumsuz senaryoda maalesef hepimiz suçlu ve sorumluyuz.

Bilim insanlarının yaptığı araştırmalara göre artık mevsimlerin 3 hafta ileri kadar kaydığı yani gecikmeli geldiği tespit edilmiştir. İklim değişikliği genel olarak kontrolsüz ve aşırı insan faaliyetleri sonucunda oluşur. İklim değişikliği etkisini sadece sıcaklık artışları ile göstermiyor. Kuraklıklar, seller, şiddetli kasırgalar, gibi aşırı hava olaylarının sıklığında ve etkisinde artışlar gözleniyor. İklim değişikliği iki başlık altında inceleniyor.

KIRSAL

Tarımsal alanda kuraklıkla karşı karşıyayız

ŞEHİR

Klima gazlarının salınımı,

Bilim insanlarının tavsiyesine göre şu anda bile olumsuz koşulları minimuma indirebilsek bile mevsimlerin tekrar 3 hafta geri çekebilmemiz için en az 30 yıl gerekiyormuş.

Her işte olduğu gibi bu olumsuz senaryodan kurtulabilmemiz için bireyden topluma üzerimize düşen görevlerimizi yapmalıyız.

Tüketim alışkınlıklarımızı tekrardan gözden geçirmeliyiz.

Her kullandığımız ürünün karbon ayak izi olduğunu unutmayalım.

Mevsimine uygun ürünleri tüketmeye gayret sarf edelim.

Plastik ürünler yüzyıllar boyunca doğaya karışmıyor plastik kullanımını sınırlamalıyız. Çantalarımızda eskiden olduğu gibi birer market filesi bulundurabiliriz.

İklim krizinin birincil sebebi insanların atmosfere yaydığı sera gazlarıdır. Karbondioksit metan gibi sera gazları dünyayı sararak ısının dışarı kaçmasını önler ve bu durum atmosferin dengesini bozarak iklim değişikliğinin temelini atar. Türkiye’nin en büyük sera gazı kaynağı kömürdür. İklim değişikliği ile mücadele için ekonomiye dünya ülkeleri ile birlikte geçilmelidir. İnsanların yaşam, üretim ve imalat yöntemlerini değiştirecek köklü dönüşümler yapılmalıdır. Dünya sağlık örgütü iklim değişikliğinin 2030 ile 2050 arasında her yıl 250 bin kişinin ölümüne yol açacağını tahmin ediyor.70’ i aşkın ülkenin imzaladığı Paris Anlaşması kapsamında gelecek yüzyıla kadar sıcaklık artışı 1,5 derece altında tutulmaya çalışılacak TEMA tarafından iklim değişikliği  eğitim ve farkındalık projesi  M.E.B işbirliği ile okul öncesi, ilkokul,ortaokullardaki öğrencileri bilinçlendirmek için sınıf içi bilgilendirmeler yapılmaktadır.Gelecek nesillerimizin selameti dünyanın hala yaşanabilir bir yer olarak kalabilmesi  için her bireyin kendini  görevli kabul ederek elimizden gelenin fazlasını yapmak için uğraşmalıdır. Saygılarımla…



Bu yazı 1971 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI