Aşırı sıcak havaların ardı ardına geldiği ülkemiz yangınlarla maalesef imtihan oluyoruz. Duyduğumuz her yangın haberi ile geleceğimiz olan çocuklarımızın yarınlarının yok olduğunu görmek bizleri derinden üzüyor.Tüm Türkiye de aynı anda kırk elli yerde yangın çıkması bizleri yaralıyor.Araba ile seyahat ederken eskiden burnumuza kekik ve çam kokuları gelerek yeşilliklere doya doya bakardık.Şimdi ise yeşil alan yerine önce genzimizi yakan bir ateş kokusu ve duman sonrasında karalara bürünmüş toprak parçalarına baktıkça toprak ananın üzüntüsüne ortak olmak bizlerde karalar bağlamak istiyoruz.Ülke ormanlarımızın yarıdan fazlası zaten orman yangınlarına hassas alanlardadır. Bir bir azalan ağaçlarımız günden güne yok olan ormanlarımız yine gündemimiz oldu. Yaz aylarının insanı bunaltan yakıcı sıcaklarında orman yangınları sezonunda atılan bir izmarit yada tam söndürülmemiş mangal ateşi veya rast gele atılan bir şişe ciğerlerimizin alev alev yanmasına neden olabiliyor. geleceğimize bırakılacak miraslarımız bir bir yok oluyor. 2021 yılında ülkemizde 53 ilde çıkan orman yangınlarında 299 orman yangınında 8 kişi hayatını kaybetti.150 binden fazla hektar orman alanı küle döndü ve binlerce hayvan telef oldu. Orman yangınlarında öncelikle ilk yangın başlaması anından itibaren yangından en hızlı haberdar olunabilmeli .Her ne kadar yangın söndürme işinde hava ekiplerine de ihtiyaç olsa da genç dinamik yer ekiplerine her zaman en çok ihtiyaç vardır.Çünkü yangın yerde söndürülür. Türkiye Yüzyılına yakışır şekilde ormanı anlamayı ve koruma eğitimi başta olmak üzere toplantı ve sempozyumlara daha çok yer verilmeli ağaç dikimine daha çok zaman ayırmalıyız.
Her yıl hep aynı şeyleri yaşamak istemiyoruz bunun içinde anlaşılıyor ki bizlerin toplumsal bilinç ve eğitime ihtiyacımız var. Yangın riskini dünya genelinde azaltmanın tek yolu tabiî ki de eğitimden geçiyor. Son on yılın orman kayıplarının yüzde 65 i orman yangınlarında yok oldu.Türkiye orman varlığının büyük bölümünü oluşturan Kızılçam ormanlarının yangından korunması için yangına dayanıklı ağaç şeritleriyle kuşatılması ve orman idaresinin teknik donanım kadar hızlı müdahale kabiliyeti edinmesi gerekmektedir.Küresel ısınmayla ağaçlar yer değiştiriyor.yer değiştiremeyenler güçsüzleşiyor.Yangın gibi iklim krizi de ormanı tehdit ediyor.Şiddetli seller, şiddetli kuraklıklar ve bunları takip eden erozyon olayları da orman ekosistemimizi çok ciddi düzeyde etkiliyor.
Orman yangınlarında su kullanılması, toprak ve yeşil dal demeti kullanılması ve yangın şeriti açılması ile yangın uçakları ve arozözlerden atılan su ile söndürülür.Yangın büyümesi halinde ise askeri birliklerden yardım istenir.
Orman yangınları sonucunda erozyon sel baskınları görülür. Gelecek kuşakların ormanları azalıyor .Karbon oksijen dengesi bozuluyor. Ekolojik denge bozuluyor.Turizm olumsuz yönde etkileniyor.Rekreasyon alanı azalıyor.Odun ürünlerinde tıbbi bitkilerde ekonomik kayıplar çoğalıyor.
Özellikle yaz aylarında haberleri açtığımız anda ciğerlerimiz yanıyor diye başlayan haberlerde maalesef yeşil örtümüzü yok eden cehennem alevleri hepimizi çok üzüyor. Öncelikle orman yangınlarında kaybedilen zaman daha fazla risk ve daha fazla maliyet gerektirir. Yangına erken müdahale yangının büyümesini engeller.
Kıymetli okuyucularımız hayatta yangın gibi değil midir?
Yoldan geçenin attığı izmaritler ve unuttuğu alevler ,Rüzgarın önüne katıp savurduğu küller,sonucu ellerinizle yaktığınız geleceğimiz olan ormanlarımızı gözyaşlarınızla asla söndüremezsiniz. Gördüğünüz en ufak kıvılcım ya da dumanı 112 yi arayarak haber vermek hepimizin görevi unutmayalım.Saygılarımla…