Sevgi, varoluşun sebebidir. Her şey sevgiden doğmuş, sevgiyle varolmuş, sevgi ile varlığını devam ettirmektedir. Sevgi, sevenin sevgilisi için elinde bulunan her şeyi feda edebilmesidir.
Sevgi, kalpte bulunan, sevgilinin arzu ve istekleri dışında kalan her şeyi yakan bir ateştir.
Sevgi, bütün benliğinle sevilene yönelme olayıdır.
Sevgi, sevilenin emrine uyumak, onun ve arzu isteklerini kendi arzu ve isteklerine tercih etmektir.
Sevgi, insanı Rabbine yaklaştırır. İnsan Rabbine yaklaşınca Rabbi de ona yaklaşır.
“Çevremize baktığımız zaman, her şeyin sevgi üzerine yaratıldığını, sevgi düşünüp sevgi konuştuğunu görürüz. Suların şırıltısı, kuşların ve böceklerin şarkıları, bülbüllerin nağmeleri, rüzgârın uğultusu öyle bir ritim içinde hareket eder ki hepsinden sevgi esintileri gelir.”(Prof,Atik Kemal; Kuran ve çevre; s;129;1992 Kayseri)
Bunu görmemek, anlamamak mümkün değildir. Her akıl sahibi bunu görür ve anlar.
“Fizik aleminde yerçekimi kanunu neyse, insanlık aleminde sevgi de öyledir. Sevgi birleştirir, kin ayırır insanları birbirinden ayıran her şey günahtır. Günah insanın Allah’a ve evrene olan bağlılığını sarsar”( A. Carrel; İnsan denen meçhul; Çeviri, yağmur yayınevi 1976 İstanbul.)
Bu evrende her şey, ama her şey sevgi düşünür, sevgi konuşur, sevgi vaad eder. Bu itibarla; kainata bir sevgi Yumağı gözüyle bakabiliriz.
Ayrı, ayrı ses ve soluk lar, tek ve çift bütün nağmeler öyle bir ritim (ahenk) içinde akıp gider ki, bunu görmemek ve anlamamak mümkün değildir. Bütün bunlar gösteriyor ki kainatta her şey sevmek içindir ve hayat sevgiden ibarettir.(Yusuf el Kardavi, insan ve hayat sayfa 184) kısaca özetlemek gerekirse insanın kendini bilmesi, kendi benliğine kavuşması, aslı benliği olan Rabbine ulaşabilmesi için tek çıkar yol vardır, o da sevmek ve sevilmekten geçmektedir.
İnsan, sevgi ile gerçek aşka ve nihai gaye olan Rabbine ulaşır. Sevmek vazife, sevilmek ise imtiyazdır.
Mehmet emin bayar