Köy kahvesinin önünde, güneşin toprağı ısıttığı, yaşlı çınar ağacının gölgesinde otururken, her zamanki gibi muhabbet koyulaşmıştı. Köyün en yaşlı, en bilge adamlarından biri olan 92 yaşında ki Hacı Emmi, elindeki tespihi ağır ağır çekiyordu. Yanına yaklaşan bir genç, ona merakla sordu:
"Hacı Emmi, maşallah, evliliğiniz bunca yıldır nasıl bu kadar mutlu, bu kadar huzurlu devam ediyor? Bunun sırrı nedir?"
Hacı Emmi, hafifçe gülümsedi. O gülücükte yılların yorgunluğu değil, aksine hayatın bilgeliği vardı. Genç adama döndü ve dedi ki:
Oğlum, sırrı çok basit. “Karını her zaman dinleyeceksin, ancak asla duymayacaksın."
Kahvedeki herkes şaşkınlıkla birbirine baktı. Yaşlı adamın bu sözü, ilk bakışta bir bilmece gibiydi. Ama biraz düşününce, içinde saklı olan derin gerçeği fark ettim.
Karısını dinlemek, ona değer verdiğini, fikirlerine saygı duyduğunu göstermekti. Bir kadın, eşinin onu gerçekten dinlediğini hissettiğinde, kendini güvende ve önemli hisseder. Bir evliliğin temelinde bu karşılıklı saygı ve ilgi yatar. Eşinin anlattıklarına kulak vermek, gün içinde yaşadığı zorlukları, sevinçleri, hayallerini paylaşmasına olanak tanır. İşte bu dinleme eylemi, aslında bir sevgi dilidir.
Ancak Hacı Emmi'nin "duymamak" dediği şey, bambaşka bir anlam taşıyordu. Bu, eşinin her söylediğini harfi harfine alıp, gereksiz tartışmalara girmekten kaçınmaktı. Bazen öfkeyle, bazen yorgunlukla söylenen sözler olur. Bazen eşinin dertleşirken söylediği her kelimeyi ciddiye almak yerine, onun sadece rahatlamak istediğini anlamak gerekir. Hacı Emmi'nin "duymamak" dediği şey, gereksiz çekişmeleri bir kenara bırakıp, asıl meseleye odaklanmaktı.
Evlilik, her zaman tozpembe değildir. İçinde fırtınalar da barındırır, bazen şiddetli yağmurlar da yağar. İşte o zamanlarda, her söyleneni duyup büyütmek yerine, o sözlerin arkasındaki duyguyu anlamaya çalışmak, bir evliliği ayakta tutan en önemli sırdır. Bu, sevginin ve anlayışın, küçük tartışmaların önüne geçtiğini gösterir.
Hepimizin Hacı Emmi'nin bu bilgece sözünden alacağı dersler var. Evliliklerimizi ayakta tutan, sadece sevgi değil, aynı zamanda bilgelik ve anlayıştır. Karşımızdaki insanın ne söylediğinden çok, ne hissettiğine kulak vermek, uzun ve mutlu bir yolculuğun en önemli anahtarı olabilir.
Hacı Emmi'nin bu bilge sözü, evlilik de olan bazı sorunları bayağı bir çözecek gibi duruyor. Peki! Siz ne dersiniz?