Günümüz de, koleksiyon yapmak bir hobi olarak düşünülmektedir. Koleksiyon yapmak boş zamanlarımızda ilgilenebileceğimiz, fazla masraflı olmayan eğlendirici bir uğraştır. Gittiğimiz her yerden koleksiyonumuzu zenginleştirecek objeler toplayabiliriz. Koleksiyonun özünde biriktirmek var ve bu durum istifçilik hastalığı “Dispozofobi”yi işaret ediyor olabilir.
Koleksiyon yapmakla biriktirme hastalığı arasında derin bir fark vardır. Biriktirme takıntısı olanlar, belli objeler üzerine değil, işlerine yarayabileceğini düşündüğü her şeyi toplar.
Koleksiyon ya da koleksiyonculuk yapan kişilere “koleksiyoner” denir. Koleksiyon yapmak istersen, taş koleksiyonu da yapabilirsin, kelebek koleksiyonu da, gazoz kapağı koleksiyonu da yapabilirsin, eski madeni para koleksiyonu da, oyuncak araba koleksiyonu da, imza koleksiyonu da.
Aklına ne geliyorsa yapabilirsin. İster hobi, ister meslek olarak yapılsın koleksiyon için obje biriktirmek zahmetli ama keyifli bir iştir ve severek yapılması gerekir.
Genellikle uzun yıllar boyunca süren bu uğraş, bitmeyen bir döngü ile devam eder, gider.
Koleksiyon önerileri düşünüldüğünde pek çok alternatif ortaya konabilir. Eski basım pek çok ürün, özellikle efemera alanında ilgi görür. (Efemera; gündelik yaşamda kullandığımız özellikle kağıt türünde malzemelerin biriktirilmesi şeklinde ortaya konan bir koleksiyon türüdür.)
Gazeteler de dikkat çeken ürün grupları arasında yer alır. Afiş, poster tarzı ürünler ise geçmişe dayalı objeleri toplamayı sevenler tarafından tercih edilir. Defterler, biriktirmesi keyifli eşyalar arasında yer alır. Bunların yanı sıra resmi ya da kişisel her türlü evrak, yazılı metin toplamayı sevenler tarafından biriktirilmek üzere toplanabilir.
Özellikle koleksiyon defteri biriktirmek için çaba göstermek hem zevkli hem de eğlenceli bir uğraş olur. Defterler içerikleri ile beraber alındığında ilginç bilgilere de ulaşılmasına fırsat tanır. Koleksiyon yapmak için ürünün paha olarak yüksek bir fiyata sahip olması gerekmez. Ayrıca altın, gümüş gibi değerli materyallerden üretilen parçaların toplanması zorunlu değildir. Kişinin zevkine ve ilgi alanına göre tercihler belirlenir. Ardından bu tercihlere göre biriktirme işi yapılır.
Sonuç olarak her ne kadar saplantı gibi görünse de bir koleksiyon sahibi olmak ayrı bir zevktir, herkese tavsiye ederim.