Sevgili Okurlarım…
Yaz bir türlü gelmedi, havalar ne zaman ısınacak, yağmurlu havadan içimiz sıkıldı derken yaz nihayet geldi. Tabi ki yazın gelişi ile beraber bütçeye göre tatil planları da yapılmaya başlandı. Yurtiçi otel fiyatlarındaki artış sebebiyle yurtdışı tatilinin artık daha “değer” hale gelmiş olduğunu söyleyebiliriz. Pasaport ve vize sorununu halledebilenlerin yurtdışı tatillerine daha çok yöneldiğini gözlemliyoruz. Ancak yine de deniz tatilinden vazgeçmem diyen azımsanamayacak bir kitle de mevcut.
Elbette tüm yıl gerek işte gerekse evde çalışıp didinenler için tüm gün denize, havuza girip güneşi içine çektikten sonra akşam tatlı bir esinti eşliğinde yenen akşam yemeğinin tadı paha biçilemez. Bütün sene okul ve sınav karmaşası içinde geçtikten sonra çocuklarımız da tabi ki güzel bir tatili hak etti.
Kimi aileler tatili yazlığında ya da anne-babasının yazlığında değerlendirirken kimi aileler “tatilde de mi yemeği ben yapacağım” düşüncesi ile tamamen dinlenebileceği bir otel tatili arayışına giriyor. Elbette bu tercihte su kaydıraklı otel tatili isteyen çocukların da rolü oldukça fazla.
Ancak günümüzde küresel krizin ve ekonomik belirsizliklerin etkisiyle kişilerin otel rezervasyonlarını iptal etme talepleri gündeme gelebiliyor. Yine erken rezervasyon imkanları sebebiyle aylar önce yapılan rezervasyonlar da tatil tarihi yaklaştığında hayat akışının uygun olmaması sebebiyle iptal edilmek zorunda kalınabiliyor. Bu durum rezervasyon yaptıran müşteri ile işletme arasında hukuki ihtilafların doğmasına sebebiyet verebiliyor.
Müşterilerin bu durumda hukuki haklarını inceleyecek olursak, Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’nin 9. Maddesi uyarınca tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Ancak aynı Kanun’un 15/1-(g) maddesi gereği “belirli bir tarihte veya dönemde yapılması gereken, konaklama, eşya taşıma, araba kiralama, yiyecek-içecek tedariki ve eğlence veya dinlenme amacıyla yapılan boş zamanın değerlendirilmesine ilişkin sözleşmeler” cayma hakkının istisnası olarak öngörülmekte ve dolayısıyla bu konulara yönelik cayma hakkı kullanılamamaktadır. Bununla birlikte otellerin kendi politikaları gereği bir cayma hakkı düzenlemesi mümkündür. Ancak bu durumda cayma hakkının ne kadar süre içinde hangi yollarla ve hangi şartlarda kullanılabileceğini müşterinin bilgisine sunmak zorundadır. Örneğin otelin tatil tarihine 5 gün kalaya kadar müşteriye cayma hakkı tanıması, bu süreden sonra cayma hakkı kullanılmak istendiğinde ücret iadesinin olamayacağına veya ücrette kesinti yapılacağına dair düzenlemeler yapması mümkün olmakla birlikte, müşterinin hizmet satın alma esnasında bu bilgilendirmeyi mutlaka görmesi ve bilgi sahibi olması sağlanmalıdır.
Öte yandan bir diğer ihtimal de, tatil tarihine az zaman kala otelin rezervasyonunuzu çeşitli sebeplerle tek taraflı olarak iptal etmesidir. Bu durumda rezervasyonunuzu iptal eden otel ödemiş olduğunuz ücreti tam ve eksiksiz olarak size iade etmek zorundadır. Bununla birlikte yanan uçak bileti, yeni bir rezervasyon için ödediğiniz ekstra ücret, yeniden uçak bileti satın alma gibi uğramış olduğunuz zararlar için de otelden tazminat talep etmeniz mümkündür. Otel iptal edilen rezervasyonunuz yerine size alternatif olarak başka bir tarihte veya farklı bir otelde konaklama imkanı sunabilecekse dahi otelin bu teklifini kabul etme mecburiyetiniz bulunmamaktadır.