Sevgili Okurlarım…
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’muza göre, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi,ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktarveya değerleri 33.000,00 Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu sınır 2025 yılına özgü sınır olup 2025 yılı için 33.000,00 TL olan senetle ispat sınırı her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmektedir. Senetle ispat sınırı belirlenirken uyuşmazlığın toplam tutarı dikkate alınmakta olup kısmi ödeme yapılması veya borçtan kurtarma gibi işlemlerle uyuşmazlık miktarı azalmış olsa dahi uyuşmazlığın senetle ispat sınırına tabi olup olmadığı asıl uyuşmazlık miktarı üzerinden belirlenmektedir. Yine tarafların alacağın yalnızca bir kısmını dava etmek suretiyle kısmi dava açtığı hallerde de senetle ispat sınırı alacağın tamamı üzerinden belirlenmektedir. Kira alacaklarında ise alacağın tamamını yıllık kira bedeli oluşturmakta olup senetle ispat sınırı yıllık kira bedeline göre belirlenmektedir.
Peki burada bahsettiğimiz senet nedir? Senet denince akla doğrudan borçlanmak için verilen kıymetli evrak gelmemelidir. Bir hukuki işlemin ispatına yarayan, aleyhine delil teşkil edeceği kişinin imzasını içeren her türlü yazılı belge bu anlamda senet kabul edilmektedir. Senet, usul hukuku anlamında kesin deliller arasında yer almaktadır. Kesin delil bulunan hallerde hakimin takdir hakkı bulunmamaktadır.
Senetle ispat zorunluluğu yalnızca hukuki işlemler için geçerlidir. Bu demek olur ki, yalnızca belli bir paranın verilmiş olduğu, belli bir sözleşmenin yapılmış olduğu gibi hukuki işlemler senetle ispat zorunluluğuna tabi olup birine bir zarar verilmiş olması, bir işin ayıplı yapılmış olması gibi maddi vakıaların ispatındasenetle ispat zorunluluğu bulunmamaktadır. Senetle ispat zorunluluğunun bir uzantısı olarak, senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde yalnızca karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebilmektedir. Bu halde asıl kural miktar ve değeri senetle ispat sınırının üzerinde olan uyuşmazlıklarda tanık ile ispatın mümkün olmadığı ise de, karşı tarafın açıkça tanık dinlenilmesini kabul ettiği durumlarda tanık dinlenebilecektir. Bu durum senetle ispat zorunluluğunun istisnalarından birisidir.
Senetle ispat zorunluluğunun bir diğer istisnası da delil başlangıcının bulunmasıdır. Kanun, senetle ispatı gereken hukuki işlemlere ilişkin delil başlangıcı bulunması halinde tanık dinlenebileceğini düzenlemektedir. Kanun’un ifadesine göre delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamaklabirlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimseveya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Bu doğrultuda borçlunun el yazısı ile doldurulmuş fakat imzalanmamış senetler, bilgisayarda yazılmış olup borçlunun parafını taşıyan belgeler, usulüne uygun düzenlenmiş olmakla birlikte zamanaşımına uğradığı için kambiyo senedi vasfını yitirmiş çek ve bonolar, imza içermeyen para makbuzları, borçlu tarafından gönderilmiş e-mailler vs. delil başlangıcı olarak kabul edilebilmektedir. Söz konusu belgeler uyuşmazlık konusunu tam olarak ispata elverişli olmamakla birlikte bahse konu hukuki işlemin gerçekleştiği yönünde kanaat uyandırdığından bu belgelerden birisinin varlığı halinde yine uyuşmazlığın ispatı için tanık dinletilebilecektir. Delil başlangıcının muhakkak yazılı olması gerekmemekte olup kanuna uygun alınmış ses kayıtları, görüntüler de delil başlangıcı olarak kabul edilebilmektedir.
Bunların yanı sıra Kanun, teamül veya fiziki imkansızlıktan ötürü senet alınamayacak hallerde de tarafların ispat gücünü ortadan kaldırmamak adına senetle ispat zorunluluğuna istisnalar getirmiştir. Bir sonraki yazımızda da bu istisnaları detaylı inceliyor olacağız.
Herkese iyi haftalar dilerim.