Bugun...


AV. Duygu SARIDAŞ

facebook-paylas
EVLAT EDİNME
Tarih: 22-05-2025 18:40:00 Güncelleme: 22-05-2025 18:40:00


Sevgili Okurlarım…

Ana-babalığın yalnızca biyolojik yollardan olmadığını hepimiz biliyoruz. Yüreğinde çocuk sevgisi olan herkes anne-baba olmak istek ve arzusuna sahip olabilir. Kimileri biyolojik sebeplerden ötürü çocuk sahibi olamamaları sebebiyle, kimileri ise yalnızca vicdani olarak anne baba sevgisine muhtaç bir çocuğa bir aile ortamı sunabilmek adına evlat edinme kurumuna başvurabilmektedir

 

Kanaatimce, hayatta bir insanın kendine güvenerek var olabilmesi, sağlıklı bir birey olarak büyüyebilmesi için belki yemekten, barınmaktan dahi büyük bir ihtiyaçtır sevilmek. Nitekim yapılan birçok çalışma da sevginin kişinin biyolojik fonksiyonları üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Bu durumda diyebiliriz ki sevgi, hem psikolojik hem de fiziksel olarak önemi yadsınamaz çok büyük bir ihtiyaçtır. Elbette Kurumlarda bulunan çocuklarımızın barınma, sağlık, eğitim gibi ihtiyaçları en iyi şekilde karşılanmakta ve kendilerine ilgi ile yaklaşılmaktadır. Ancak bir ailenin “biriciği” olma hissi, bir aileye ait olma, o ailenin üyesi olma hissi bunun çok ötesinde bir ihtiyaçtır.Bu sebeple evlat edinme kurumu ile kendisini sevmeye ve biyolojik evladı yerine koymaya hazır bir aile tarafından bir çocuğun hayatında yeni bir sayfa açılmasına olanak verilebilmektedir.

 

Ancak elbette kişinin veya ailenin evlat edinmeye istekli olması evlat edinmek için yeteli değildir. Her şeyden önce korunması gereken kişi çocuk olup çocuğun üstün menfaatinin sağlanması adına evlat edinmek sıkı şartlara tabi tutulmuştur. Türk Medeni Kanunu’na göre de evlat edinmenin öncelikli olarak küçüğün yararına olması gerekmektedir.

 

Kişilerin tek başına veya birlikte evlat edinmesi mümkündür. Ancak eşler ancak birlikte evlat edinebilir. Dolayısıyla evli bir karı-kocanın ayrı ayrı evlat edinmesi mümkün değildir. Bununla birlikte evli olmayanlar da Kanun gereği birlikte evlat edinemeyecektir. Söz gelimi bir kadının erkek arkadaşı ile veya kardeşi ya da bir arkadaşı ile birlikte bir çocuğu evlat edinmesi söz konusu değildir.

 

Kişi tek başına evlat edinecekse, otuz yaşını doldurmuş olması ve evlat edineceği çocuk ile arasında en az onsekiz yaş bulunması gerekmektedir. Eşlerin birlikte evlat edinmek istemeleri halinde ise en az beş yıldır evliolmaları veya eşlerden her ikisinin de otuz yaşını doldurmuş olmaları gerekmektedir. Belirtilen kanuni düzenlemeler ile evlilik bir nebze oturduktanve eşlerin gerek evlilik süresi gerekse yaş itibariyle muhakeme yetisi tamamen geliştikten sonra bilinçli bir şekilde evlat edinme kararını vererek aileye gelecek çocuğun hayatında da istikrarın temin edilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte eşlerden birisi, en az iki yıldır evli olmaları ve evlat edinecek eşin otuz yaşını doldurmuş olması şartı ile diğer eşin çocuğunu da evlat edinebilecektir.

 

Her halükarda, evlat edinilecek çocuğun ayırt etme gücüne sahip olması yani kendisini bilebilecek yaşta olması halinde evlat edinmeye rızası bulunması gerekmektedir. Bununla birlikte çocuğun anne ve/veya babasının hayatta olması halinde anne babanın da çocuklarının evlat edinilmesine rıza göstermiş olması gerekmektedir. Ancak bu rıza mutlaka belli bir kişinin evlat edinmesine yönelik olmayıp, genel olarak çocuğunun evlat edinilmesine rıza gösterme şeklinde de olabilecektir. Ancak anne-babanın kim olduğunun veya uzun zamandır nerede olduğunun bilinmemesi, ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunması veya çocuğuna karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi hallerinde Mahkeme anne-babanın rızasının aranmamasına karar verebilecektir. Son olarak, evlat edinmek isteyen kişinin evlat edinilecek çocuğu bir yıl boyunca bakmış ve eğitmiş olması gerekmektedir. Bu süreye geçici bakım süresi de denilmekte olup bu süre çocuğun aileye uyum sağlayıp sağlamayacağının ve evlat edinmenin çocuğun yararına olup olmayacağının görülebilmesi bakımından önemlidir.

 

 

 

 

 

 

 



Bu yazı 3059 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI