Değerli hemşerilerim Aralık ayı insanlık için, emek için, yaşam için önem arz eden günlerin kutlandığı bir aydır.
Biraz dünya hayatının baş döndüren hızından, karmaşasından kendimizi sıyıralım...
Bu önemli günlerin kutlanmasında duygusal bir bağ oluşturalım.
3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ
Birleşmiş Milletler, bir farkındalık günü olarak 3 Aralık 1992 yılında itibaren, "Engelliler Günü" Olarak kutlamaya başlamıştır.
Her yılın 3 Aralık günü tüm dünyada sivil toplum kuruluşları ve ülkeleri yöneten aktörler tarafından kutlanmakta.
Forum, gösteri, toplantı ve konferans gibi çeşitli etkinlikler düzenlenip günün anlam ve önemi insanlığa anlatılmaktadır.
Çeşitli bilgilendirici kamu spotları yayını ile engelli vatandaşların yaşamda ne zorluklar ile karşılaştıkları bizlere aktarılmakta. Empati duygumuz ile onların hissiyatına ortak olmamız sağlamaktadır.
Doğuştan veya sonradan engelli olan vatandaşlarımızı ötekileştirmeden, dışlamadan yaşamayı öğrenmeli, onlara farklı bir gözle bakmamalıyız.
Toplumun her alanında yapabilecekleri işlerde veya başarabilecekleri spor dallarında onları devlet ve milletçe desteklemeliyiz.
Türk milleti olarak unutmamalıyız ki bir çok spor branşında elde edemediğimiz başarılara onlar sayesinde ulaştık.
En büyük engel zihinde başlar.
Ve en büyük engel SEVGİSİZLİKTİR.
*********
4 ARALIK MADENCİLİK GÜNÜ
İnsan emeğini ve alın terini en iyi anlatan bir gündür.
İnsanların evine helâl lokma götürmek için rızkını taştan çıkarma mücadelesinin mana bulduğu bir gündür.
Ailesini geçindirmek uğruna yerin yüzlerce metre altında, ölüme meydan okumaktır madencilik.
Babaların dünyada son günümüş gibi, her sabah eşleri ile helalleşip evden çıktığı hayatın anlamını ifade eden bir gündür.
Ülkemizde ve dünyada evlerine ekmek götürmek için çalışmakta oldukları madenlerde ölen insanlara ALLAH' tan rahmet diliyorum.
Böyle acıların yaşanmaması için hükümetlerin daha çok iş güvenliği ile ilgili önlem almasını diliyor ve umut ediyorum.
Türk Milletinin Madencilik Günü kutlu olsun.
*********
5 ARALIK KADIN HAKLARI
Değerli hemşerilerim insan için, her şey aile de başlıyor. Okulda devam ediyor. Arkadaş çevresi ile şekilleniyor.
Bu dünya hayatı içinde kendimize hedef gördüğümüz yaşamın peşinde ömrümüzü tüketiyoruz.
Bu dünyada birbirimize karşı hukukumuz ve Yaratıcımıza karşı yapmamız gerekenlerin karşılığını, imtihanların neticesi olarak Ahiret yurdunda göreceğiz.
Netice itibari ile birey için önemli olan önce iyi insan olmak.
Dinimizin insana bakışı da;
" iyi ve ahlâklı insan olmak" üzerine.
Sonra da Yaratıcının, içimizden gönderdiği elçi ve katından indirdiği kitap ile emir ve yasaklarına uymamızı, ona ( Allah ) layıkıyla kulluk etmemiz...
"Ağaç yaşken eğilir. "
Atasözümüzün bize anlattığı gibi; Anne ve Baba evladını nasıl eğitir veya öğretirse ileride çocuğunun kendilerine, çevresine, bulunduğu topluma ve devletine yansıması o derece olumlu veya olumsuz olur.
Ülkemiz'de son dönemde şiddetin her türlüsü artmaya başladı.
Ama en çok da Kadına şiddet, taciz ve öldürmeler artmış durumda.
Anne ve Baba çocuğu doğduğundan itibaren bin bir zahmet ile büyütüp yetiştiriyor.
Bir cani insan müsfettesi tarafından yaşamdan kopartılıp solduruluyor.
Ateş düştüğü yeri yakıyor.
Bir Anne-Baba için en acı şeyin evlât acısı olduğu bilinen bir şey.
Sonuçta bu canilerin çıkış yeri de toplumdaki en küçük yapı aile.
Çocuğun öncelikle aile içi şiddete şahit olması. Anne ve baba yetiştirme tarzı, okulda sorunlu bir birey olması, arkadaş çevresinde sorunun kaynağı olması, inanç yönünden seviyesine bakılmaksızın canilerin ortaya çıkmasını sağlıyor.
Rabbim sonumuzu hayırlı etsin. Bizleri ve evlatlarımızı iyi insanlar ile karşılaştırsın.
Kadın, Anne, kız kardeş, hala, teyze, annane, babaanne'dir.
Erkek milleti için dünyada huzurun, mutluluğun anahtarı, nesillerin devamını sağlayan, diğer yanımızı tamamlayan, cennete giden yolun aktörü Eş' tir.
Ailenin temel direğidir.
Türk milletinin tarihinde de yönetim ve içtimai açıdan kadın çok önemli yer tutar.
5 Aralık 1934 yılında Atatürk'ün Kadına seçme ve seçilme hakkı vermesinin yıl dönümü. ( 1930 yılında kanunlarda yapılan değişiklikler ile Türk kadını için Belediye seçimleri için seçme ve seçilme,
1933 yılında Muhtarlık için seçme ve seçilme,
1934 yılında Milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmesi)
Ülkemizde Avrupa 'daki bir çok ülkeden önce ülkemizin kurucu lideri tarafından Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmiş.
Türk Kadının Türkiye Cumhuriyeti'nin gelece açısından önemi vurgulanmıştır.
Değerli Hemşerilerim Dua ile...
SAĞLIKLA, SEVGİYLE, MUHABBETLE ve HUZURLA KALIN...