Bugun...


ABDULLAH ÖZGÜRDEN

facebook-paylas
GÜNDEM
Tarih: 26-05-2023 17:03:00 Güncelleme: 26-05-2023 17:03:00


Değerli hemşerilem günlerden

       Mayıs ayının 21' i, PAZAR gecesi...

 

14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimi sonucu, cumhurbaşkanlığı seçimi 2. tura kaldı.

 

28 Mayıs' ta Türk Milleti yeniden sandığa gidip önümüzdeki 5 yıl için kendisini yönetecek Cumhurbaşkanını seçecek.

 

Seçimin sonuçlarının geniş çaplı değerlendirmesini, 28 Mayıs'tan sonraki hafta yapmak daha sağlıklı olur düşüncesindeyim...

 

*****

 

Değerli hemşerilem, Mayıs ayı Türk Milleti için anlam ve önemi olan birçok gün ve haftayı barındırıyor.

 

Gerçi bir yılın 12 ayı içinde ülkemizi ve Milletimizi ilgilendiren ulusal ve uluslararası matem ve sevinç günlerimiz, haftalarımız var. 

 

Bu gün ve haftalar bizi biz yapan, bizi bize ve tarihimize bağlayan, Milletimizi geleceğe taşıyan kültürel Mirasımızdır.

 

Aynı şekilde diğer Milletler içinde, geçmişten günümüze kadar yaşadıkları, acı tatlı yaşanmışlıkları geleceğe ışık tutacak kültürel miraslarıdır.

 

Dünya, üzerinde insanoğlunun varlığının başlamasından günümüze kadar acımasız ve çok kanlı savaşlara şahitlik yapmıştır.

 

İnsanoğlunu oluşturan dinleri, inançları ve milliyetleri farklı günümüze gelebilen topluluklar, sınırları ulusal anlaşmalar ile belirlenmiş ülke topraklarında, iç ve dış bütün tehditlerin gölgesinde yaşamak ve var olmak mücadelesi vermektedir.

 

Bu mücadele esnasında Dünya milletlerinin, hayatın her alanında biriktirmiş olduğu bilgi ve birikimin toplamı, Kültürel mirasıdır.

 

Günümüzde var olan devletlerin ve milletlerin Kültürel Mirası, tarih sahnesindeki varlıkları ile doğru orantılıdır.

 

Eski çağlardan günümüze gelmiş Milletler "Ulus Devlet" anlayışı ile ülkelerini sağlam temeller üzerine inşaa etmişlerdir.

 

Öyle bir fırtına, kasırga, tufan veya düşman saldırısı ile yıkılmazlar, aksine düştükleri yerden daha güçlü ve kenetlenmiş olarak kalkarlar.

 

Aynı şeyi küçük ülke toplulukları için söylemek pek mümkün değil. 

Emperyal, sömürgeci devletlerin egemenliği altında kanlı ve acımasız muamelelere, türlü insanlık dışı hukuksuzluklara yıllar boyunca maruz kalıyorlar.

 

Bu dünya, güçlünün güçsüzü, haksızın haklıyı, zalimin mazlumu ezdiği bir yer. 

 

Sadece günümüzde değil. İnsanlığın varlığı ile var olmuş tarihi bir olgu.

 

İnsanoğlunu bir sebep ve imtihan için var eden RABBİMİZ, Kitabı Kur'an-ı Kerim'de Mahkeme-i Kübra'dan bahsetmekte.

 

Bu Mahkeme-i Kübra ilk insan Âdem Peygamber' den kıyamete kadar yaşayacak bütün insanlık için kaçınılmaz son.

 

Âlemlerin, Cennet ve Cehennemin sahibi Yüce ALLAH;

Yarattığı kullarına verdiği nimetlerin karşılığı, kulluk vazifesinin ifası hesabı ile kullarının birbiri arasında yaptıkları hukuksuzlukları, Kıyametin akabinde mahşer ( toplanma alanı) yerinde, kuracağı Mahkeme-i Kübra' da  sonsuz Adalet sıfatı ile sonuca bağlayacak.

 

Ebedi kalacağımız yerin adının CENNET veya CEHENNEM yurdu olması, amel defterimiz ile doğru orantılı olması kesin ve keskin bir SON... Olacak...

 

Mevsim döngüsü içinde Bahar ile canlanan Toprak, toprağı işleyen insanoğlu için mahsulü alma zamanı geliyor.

 

Toprağı işleyen, adına çiftçi dediğimiz insanımız, mahsulünün bereketli olması için yaratıcısına verdiği adaklar ve komşularına verdiği hayırlar geçmişten günümüze gelen toplumsal geleneğimizdir.

 

Bu vesile ile KEPSUT'lu hemşerilerimin başlayan mahalle ( köy) hayırlarını Rabbim kabul, mahsullerini bereketli eylesin.. </div>
<br /><br />



     <span style=Bu yazı 1327 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI