Ünlü koleksiyoner ve Philips De Pury & Company Müzayede Evi’nin kurucusu SIMON DE PURY’ın ünlü bir sözü vardır. “Sanat koleksiyonerliği tedavisi olmayan bir hastalıktır”.
Koleksiyonerlik Nedir?
Koleksiyon kelimesi genel tanım olarak “öğrenme, yarar sağlama ya da zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflandırılmış, ayrılmış nesnelerin tümünü” ifade eder. Pul, para, kelebek, bitki, kitap, antika, sanat eseri gibi birbirinden çok farklı nesneler, kendi alanlarında daha alt türlere göre de toplanabilir. Örneğin bir resim koleksiyoncusu “Cumhuriyet Dönemi ressamlarının yağlıboya boğaz manzaralarını” biriktiriyor olabilir. Acemi bir merakla beslenip yola çıkan koleksiyoner, topladığı nesneleri; tarihi, kendi dönemi içindeki önemi, üretim tekniği, maddi-manevi değeri, benzersiz oluşu vb. gibi pek çok değerlendirmeyle tasnif eder.Günümüz bilgi toplumu bağlamında iyi bir koleksiyon nasıl olmalıdır?
Koleksiyoner, öncelikle ilgisi doğrultusunda neyi toplamak istediğine karar vermelidir.
Karar verilen alanla ilgili hiç bitmeyecek bilgi ve öğrenme süreçlerine açık olmalıdır.
Koleksiyonun, bilgiye dayalı “katı” bir tanımı olmalı, ancak sınırları “esnek” kalmalıdır.
Koleksiyonun bir zaman dilimine yönelmesi ve temsil etmesi ona tutarlılık kazandırır.
Koleksiyon tanımı ile belirli temaları işleyebilir. Bu temalar daha alt bölümler halinde düzenlenebilir.
Koleksiyonun bütününü oluşturan parçalar arasında bağların olması, seçkilerin yapılmasına ve koleksiyona kimlik kazandırılmasına yardımcı olur.
Koleksiyondaki parçaların orijinal, benzerlerinin olmaması (tekil olması), koleksiyonun maddi-manevi değerini arttıran unsurlardandır.
Koleksiyon Oluştururken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Eserlerinin sanatçının kendi özgün üslubu ile üretilip üretilmediğine dikkat edip, taklit-benzer eserlerden uzak durmak.
Yerel piyasa kadar uluslararası piyasaları da takip etmek ve başka isimlerin benzer eserleriyle fiyat olarak karşılaştırmak.
Galerilerin geçmişi ve referanslarına bakarak, eser alımını mutlaka güvenilir mekan veya sanat danışmanları aracılığıyla gerçekleştirmek. Bu noktada kurumların hizmet konusunda ne kadar bilgi sahibi olduğu güven konusunda belirleyicidir
Künye bilgileriyle eserin özgünlüğünü gösteren, ilgili galeri veya müzayede evi tarafından ıslak imzalı olarak verilen eserin “orijinallik sertifikası” gibi belgeleri edinmek.
Bir süre sonra eser elden çıkarılmak istendiğinde sanatçı, galeri veya danışmanlardan görüş alarak hareket etmek. Eseri en az kendiniz kadar önemseyecek bir kişi veya kuruma güncel maddi değeri karşılığında vermek.
Sonuç olarak koleksiyon erliği, sadece bir yatırım aracı olarak görmeyip, yaşamı anlama ve sorgulamanın yeni bir yolu olarak değerlendirin ve yeni bir çevreye adım attığınızı unutmayın.