“Ne iyi insandı.”
Birisi bu hayattan kopup gittiğinde o birisi ile ilgili en çok duyduğumuz cümle “ne iyi insandı kıymetini bilemedik” olur. Bilseydin kardeşim, kim tuttu seni. Yaşarken insanların kıymetini bilmek gerekmez mi? Öldükten sonra kıymet bilsen ne olacak ki?
Ben yıllar önce bir abimiz ile ilgili onu övücü güzel bir yazı yazmıştım. Beni aradı ve görüşmek istediğini söyledi. Bürosuna gittim. Yazıyı okudu ve daha ölmedik kardeşim neden böyle bir yazı yazdın, bari ben öldükten sonra yazsaydın dedi.
O duayen abimiz bile yaşarken övülmeyi beklemiyordu. İnsanları yaşarken övmek, yaptığı iyilikleri ve güzellikleri anlatmak daha güzel değil mi? Öldükten sonra iyi idi, kötü idi demenin bir anlamı da yok çünkü o artık Yüce Allah katında, yaptıkları ve yapmadıkları ile baş başa…
Geçen hafta bir köyde ziyarette idim. Arkadaşım İsmail A. böbrek nakli olacak, böbrek aranıyor. Eşi de bu süreçte kanser tedavisi görüyor. Ben eşine sordum İsmail’e böbreğini verir misin? Aynen şöyle söyledi:”Biz senin arkadaşınla 40 yıllık evliyiz. Bu 40 yıl içinde bana yaptığı davranışları gözden geçirdiğimde böbreğimi kesinlikle vermem” dedi.
Bu sözlere arkadaşım şaşırmadı ve doğru söylüyor, eşime evlendiğimden beri kaba davrandım, kırdım, üzdüm, bağırdım dedi. Bunun üzerine eşi ben tüm bunlara rağmen onu affettim ve böbreğimi vermek istedim fakat doku uyuşmadı dedi.
Bazen eşler hayatlarını gözden geçirdiğinde ne kadar çok kırıldıklarını anlayabiliyorlar. Önemli olan kırmak dökmek yerine uyumlu bir şekilde yaşamak değil mi?
O yüzden birbirimizi bu dünyada daha iyi anlayalım ve öldükten sonraya bırakmayalım.