Çocuğa ölümü anlatırken ve yakınını kaybettiği anlatılırken mesajların içeriği kadar mesajların nasıl iletildiği de önemlidir ve bu aşamada dikkat edilmesi gereken noktalardan bazıları şunlardır:
Ölüm haberi uzun süre çocuktan gizlenmemeli, ilk fırsatta verilmelidir. Bu haberi çevresinden duyan çocuk ölümün yaratacağı duygudan daha derin etkilenebilir.
Çocuğun yanında bağırarak ağlamak ya da tam tersi hiçbir şey yokmuş gibi davranmak da sakıncalıdır. Bu çocuğun böyle bir durum karşısında farklı zamanlarda farklı davranışlar sergilemesine neden olabilir.
Ölüm anlatılan çocuk konuşmaya zorlanmamalı, konuşma isteği de geri çevrilmemelidir. Sorduğu sorular yaşına uygun yanıtlanmalıdır.
Ölüm anlatılan çocuk verdiği tepkiden ve duygularından dolayı “Ağlama, neden ağlıyorsun, erkekler ağlamaz” gibi cümlelerle eleştirilmemelidir. Bu süreçte çocuğun duygularını yaşaması ve ifade etmesi için fırsat yaratılmalıdır.
Daha önce de belirtildiği gibi ölüm haberini çocuğa temel bakımını veren ve güvenli bir bağ kurduğu kişi olmalıdır. Bu haber çocukla yalnız kalınan bir ortamda verilmelidir. Ayrıca haberi verecek kişi duygusal olarak buna hazır olmalıdır.
Ölüm olayı çocuklara basit ve net ifadelerle anlatılmalıdır. Çocuğa ölümle bağlantı kuracağı sakıncalık kavramlarla ilgili mesaj verilmemelidir. Bu türden mesajlar çocukların ciddi psikolojik sorunlar yaşamasına neden olabilir. Bu mesajlardan bazıları şunlardır:
Uykuya daldı! Çocuk uykuya karşı korku geliştirebilir ve ölen kişinin uyanmasını ve geri gelmesini bekleyebilir.
Uzaklara gitti! Uzaklara gitti denilen kişinin geri gelmesini bekleyebilir ve o kişiye karşı öfke geliştirebilir.
Sonsuzluğa kavuştu! Çok soyut ve kafa karıştırıcı bir cümledir ve çocuk anlamayacaktır.
Öldü, toprağa girip yok oldu.
Yakınlarının davranışları nedeniyle hasta oldu, öldü.
Derin ve sonsuz bir uykuya daldı.
Allah çok sevdi, yanına aldı.
Bunun yanında ölümün ceza olduğu gibi yanlış mesajlar da verilmemelidir. Bu mesajlar çocuğun uykudan, topraktan korkmasına sebebiyet verebilir.