Tüm okurlarımıza tekrardan merhaba. Bu yazı dizisinde hukuk ve yargı alanında kendim adına “olursa daha iyi olur” dediğim konular hakkında yazılar yazıyorum. İlkini sizinle paylaşmıştım. İlkiadliye binalarımızdaki bana göre eksik olan plan sorunuydu. Bu sorun kısaca; husumetli olan tarafların ve tanıklık yapacak kişilerin adliye koridorlarında duruşmayı beraber beklemesiydi. Bu bekleme sırasında tanık, tarafların etkisi/baskısı altında kalabilir ayrıca taraflar beklerken gözgöze geldikleri sırada tartışmaya/kavgaya tutuşabilirler. Bu duruma çözüm ise tarafların adliye binalarına birbirlerini görmeyecekleri farklı yerlerden giriş yapmaları, duruşma salonlarının önünde birbirlerini görmeyecekleri farklı bekleme alanlarında beklemeleri ve farklı kapılardan duruşma salonlarına girmelerini sağlamaktır. Bu uygulamada zor gibi gözükse de kolaylıkla bir mimari projeyle yapılabileceği kanaatindeyim.
Bugünkü konumuz ise mahkemede tanık olarak dinlenen kişilerin bilgilerinin ilgili herkes tarafından kolayca bulunabilmesini konu ediniyor. Şöyle ki; bir olayı gördüğünüzde veya bir olaydan bilginiz olduğunda o olaya dair bir hukuk davasında ya da ceza yargısında dinlenebilirsiniz. Ancak bu gördüğünüz olay silahlı bir çatışma, kavga, belalı bir kişinin yaptığı hukuka aykırı bir eylemolduğunda kişiler tanıklık yaparken korkuya kapılabilirler. Avukatlığını üstlendiğim dosyalarda ya da danışıldığım olaylarda tanıklık sıfatıyla bilgi verecek kişilerin genelde ilk sorduğu soru “ karşı taraf/şu kişi beni bilebilecek, bana ulaşabilecek mi?” olmaktadır. Bu konuda yanıtımız ise üzülerek “evet sizin bilgilerinize erişebilmektedir” olmaktadır. Hatta konu ile alakalı halk arasında “bakma şahit yazarlar” şeklinde bir özdeyişde bulunmaktadır. Bu hususta hukuk davalarında tanık dinlenilmesi gerektiğinde,taraflar tanık olarak kimi dinleteceklerini önceden dosyaya bildirmektedir. Bu bildirimde sadece ad, soyad ve adresyer alsa da duruşma sırasında ciddi sayıda veri tutanağa geçmektedir. Bu bilgiler; ad, soyad, doğum tarihi,adres, T.C. kimlik numarası, nüfusa kayıtlı olduğu yer bilgileri, evli olup olmadığı, kaç çocuğunun olduğu, öğrenim durumu, mesleği, aylık geliri, sabıkasının olup olmadığı, telefon numarası gibi bilgilerdir. Ceza yargısında ise yine tüm bu bilgiler baştan itibaren dosyada yer almaktadır. Farazi konuşmak gerekirse, olayda aleyhine tanıklık yapılacak kişi, tanığı bulabilecek her türlü bilgiye ulaşabilir. Bu bilgilere, mahkeme kalemine gidip dosyanın içeriğinden ulaşabileceği gibi e-devlet sisteminden giriş yapıp tutanakları inceleyerek de ulaşabilmektedir. Ulaştıktan sonra da neler yapabileceği meçhuldür. Zira aleyhine bilgiler verilecek kişi yargılama sonunda ya ciddi bir cezaya ya da tazminata mahkûm olacak olabilir. Her halükârda zarara uğrayacak olan kişinin gözünü karartması daha kolay olacaktır.
Geçmişte bu konuya benzer bir olay polis ve yargı mensupları için cereyan etmiştir. Şöyle ki, bir hâkimin kararı basında hâkimin ismi de yer alacak şekilde eleştirilmiş ve akabinde tüm yargı mensupları için kararlarda sicil yazılmak suretiyle hâkimin ismi gizlenmeye başlamıştır. Benzer durumlar polisler içinde söz konusu olmaktadır. Bu nedenle polislerin ad ve soyadları yerine yine sicil numaraları yer alacak şekilde tutanaklar düzenlenmektedir. Bu şekilde sicil numarası ile alınan önlem, çözüm için gayet başarılıdır. Ancak aynı durum tanıklar için sağlanmamaktadır. Bu durum yargılamanın şeffaflığına gölge düşürmektedir. Zira tanığa karşı baskı ve tehdit uygulanabilir, uygulanmış olabilir.
Bu yazılarımızda her eleştiriye bir de yapıcı çözüm getireceğimizi belirtmiştik. Bu noktada çözümümüz ise; tanıkların bilgilerinin yaşadığımız dijital çağda gizlenmesini kapsamaktadır. Zira tutanaklar yargılamanın çoğu kısmında dijital ortamdadır. Bu halde pekâlâ tutanaklardaki bu kişisel veriler belli kişilerin görüşüne açılıp belirli kişilerin görüşüne gizlenebilir. Ya da tutanaklardaki bu bilgiler blurlanabilir. Bu sayede sadece yetkili kişilerin bu verilere erişimsağlaması yargılamadaki güvenirliği arttıracaktır.Hukukumuzda gizli tanık kurumu bulunsa da bunun kapsamı oldukça dardır. Tarafım,gizli tanık kurumunun kapsamının genişletilmesi veya tanığın verilerinin gizlenmesi yoluyla bu eleştirinin çözüme kavuşması gerektiğini düşünmektedir. Bu çözüm bir de ilk yazımızdaki adliye planı ile birleşirse çok daha iyi olacağı kanaatindeyim. Esenlikle ve Hukukla kalın…