Bugun...



“TARIMDA İTHALAT YASAKLANMALIDIR”

Ülkenin son günlerde geldiği ekonomik durumunu partisinin Kepsut Kongresi’nde eleştiren Demokrat Parti Genel İdare Kurul (GİK) Üyesi Haydar Altıntaş “Dünyada aklınıza gelen bütün devletlerden 150’nin üzerinde tarım ürününü, kelem, pırasa, havuç, şalgam, çıtlamalık ayçiçeği ve et dahil ithal eden bir ülke haline geldik” diye konuştu.

facebook-paylas
Tarih: 05-10-2019 16:23

“TARIMDA İTHALAT  YASAKLANMALIDIR”

Demokrat Parti Kepsut İlçe Kongresi’nin Divan Başkanlığını Haydar Altıntaş, Divan üyeliklerini Tamer Alver ve Mustafa Koçal yaptı.

“Kepsut’un vefakar, cefakar ilçe Başkanı ve ona güç kuvvet veren, birliktelikleriyle her zaman bizi sonsuz duyguların içersine sevk eden tüm arkadaşları ile yönetim kurulu üyelerimizi saygıyla selamlıyorum” diyerek konuşmasına başlayan Demokrat Parti Genel İdare Kurul (GİK) Üyesi Haydar Altıntaş “Hepimizin sinesini huzurla dolduran, Türk Milletinin İstikalinin ve istikbal,n,n simgesi olan bayrağımız göndere çekilirken yüreklerimiz parçalarcasına, ciğerlerimize hava doldura doldura okuduğumuz İstiklal Marşını Türk Milletine hediye eden Mehmet Akif’in en yakın dostu Kepsut doğumlu Hasan Basri Çantay’dır. Hatta İstiklal Marşı’nın birinci mısrasını oluşturan ‘Korkma! Sönmez” diye başlayan sözlerini yine Hasan Basri Çantay’dan esinlenmiştir. Mehmet Akif Tacettin Dergahına gelen bütün Kuvva-i Milliyeci misafirlerini ağırlamadan önce onlarla Hasan Basri Çantay ilgilenir sohber ve hasbıhal ederdi. Hasan Bari Bey kendisine ülkenin zor dönemlerden geçtiğini söyleyen misafirlerine Peygamber Efendimizin şu sözünü söylerdi: Hz. Peygamberimiz müşfiklerden kaçarak Hira Dağı’nda mağaraya yanında Hz. Ebubekir ile sığındığında müşfiklerin ayak sesleri duyulduğunda ‘Korkma ya Ebubekir. Allah bizimle beraberdir” der ve Hasan Basri Bey’in bu sözlerinde Mehmet Akif İstiklal Marşı’na Korkma diye ilham almıştır. Hasan Basri Çantay’ın en büyük hayali  de şi,mdiki Karaağaç’a yerleşerek Kur’an tesviri yapmaktı. Ama ömrü vefa etmemiştir. Bu vesile ile Kepsut’un mümtaz evlatlarından birisini gerçekten Türk Milleti’nin bugün korkmamaya ihtiyacı dönemde anmak lüzumunu hissettim. Çünkü bi taraftan tabi hadiseler, bir taraftan siyasi hadiseler, bir taraftan demokrat hadiseler, bir taraftan ekonomik hadiseler Türk Milletini sıkıp boğmakta hatta boğazlamaktadır. Ama bu kederin içersinde gene büyük Atatürk’ün dediği gibi ‘Türk Milletinin azimli kararı kendisini çıkaracaktır.’ Şimdi başımı soluma çevirdiğimde Hayri Avcı’yı gördüm. 1983 senesinde, 26 sene evvel sırım gibi bir adamdı. Marangoz dükkanında parti kuruluş evraklarını birlikte imzalayarak götürdüğümüz günlerden bugünlere kadar gelen zincir içersinde önce kendisine sonra kendisine güç ve kuvvet vererek Demokrat Parti’yi bugünlere getiren bütün arkadaşlarına siz hepiniz demokrasi kahramanısınız, hepiniz vatan, millet ve bayrak sevdalısısınız. Bu yüzden gerçekten yüreğimdeki en kalbi duygularla sizlere sonsuz teşekkürler ediyorum. Her milletin bağımsızlık ve varlık davasının isimsiz kahramanlarının üstünde yürümekte ve yüceltmektedir. Bugün aramızda belediye meclisi üyesi olanları, belediye başkanı olanları, eski il başkanlarını. Milletvekillerini görememektesiniz bile herkes bir kere daha bilsin ve aklının bir kenarına yazsın ki, Kırat sevdası Türk milletinin gönlünde ilelebet sönmeyecek bir ateş olarak durmaktadır” dedi.

 

“BÜYÜYEN EKMEĞİ ADALETLE TAKSİM EDELİM”

Demokrat Parti’nin 73 senelik bir mazisi olduğunu ifade eden Demokrat Parti GİK Üyesi Haydar Altıntaş “Demokrat Parti’nin meşhum bir ihtilalle hayatını sonlandırılması ve onun ardından çıkan bir Adalet Partisi. Adalet Partisi’nin yine bir ihtilalle kapatılması ve ınun ardından çıkan bir Doğruyol ve Anavatan Partisi. Ve onun arkasından yeniden siyaset sahnesinde var olabilme iddasıyla tekrar kurulan Demokrat Parti. Bu 73 yıllık zincire, 73 yıllık zaman dilimine aklı ve vicdan sahipleri zamanın ruhunu kavrayarak dikkatlice bakarlarsa Türkiye’de demoksini ne olduğunu, korkusuz yaşama hürriyetinin ne olduğunu ve bu korkusuz yaşama hürriyrtinin hakkını su gibi hava gibi ciğerlerine çeke çeke yaşamanın ne olduğunu bilerek partini kadrinin ve kıymetinin teslim edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Biz Kıratçılar hep şunu söyleriz: Ekmeği büyütelim. Büyüyen ekmeği adaletle taksim edelim. Adaletten asla şaşmayalım. Çünkü mülkün temelidir. Adalet mülkün temelinden çıkarıp iktidarın temeli haline getirisek, siyasetin emrine verirsek gerçekten mülkün yıkılacağını bilerek düzmece mahkemelerin kararlarına bile çok fazla sorgulamadan hayatımızı sürdürdük. Bugün Türkiye Allah beterinden korusun deprem kapımızda inşallah cenab-ı Allah bununla sınamaz. Gelmiş geçmiş olsun. Ancak buradan ders alıp da bundan sonra insanlarımızı ve memleketimizin fiziki varlıklarını tabi afetler karşı nasıl koruyacağımıza dair projeleri kısa sürede hayata geçirilmesini temenni ediyorum. Onun dışında Anadolu yüz, bin, on bin yılların netameli bir coğrafyasıdır. Bu coğrafyada yaşayıp devlet olmak biz insanlara cenab-ı Allah’ın lütfüdür. Ancak o devleti yaşatmak ve ilelebet payidar kılmak Atatürk’ün deyimiyle de yönetenlerin sorumluluğudur” diye konuştu.

 

“İTHALAT ÜRETİCİNİN

ÜZERİNDE DEMOKLESİN

KILICI GİBİ SALLANMAKTA”

Bugün Türkiye’nin siyasi, iktisadi, hukuksal ve demokratik olarak çok ciddi problemlerle karşı karşıya olduğunu ifade eden Haydar Altıntaş “Tekrar tekrar altını çizerek söylemek istiyorum rahmetli Demirel’in deyişiyle. Ülke birliğinin arkasına koyacağımız yegâne dinamik, karnı tok sırtı pek vatandaştır derdi. Bugün Türkiye’de insanlar işsiz, umutsuz yarın bir gün ekmeksiz kalır bu derdin içersinden ancak biz bir milli mutabakat temelinde bir toplum sözleşmesi temelinde anlaşarak, ona buna çatmadan sadece hangi meseleyi, hangi süreçte, hangi eylemle, hangi modelle halledeceğimize karar vererek çıkabiliriz diye düşünüyorum. Demokrasinin vazgeçilmez unsuru olarak tarif ettiğimiz bütün siyasi partilerle, ister parlamento içinde, ister parlamento dışında bizzati ülkedeki problemleri halletmek yerine her gün yeni bir problem ekleyerek insanların önüne koymakla meşguller. Onun için biz gene de demokrasiye ve sandığın üstünlüğüne olan inancımızı koruyarak gelecekte Türk Milletinin demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin savunucusu ve koruyucusu olarak yaşayabilmesi ve kimsenin bizim varlığımızı sürdürebilmesi, insanların akşam evlerine ekmek götürebilmeleri, çoluklarının ve çocuklarının geleceğinden emin olabilecekleri düzen içerisinde gelecekte yaşayabilmelerini temenni ediyorum. Son cümle olarak şunu söylüyorum. Ben her gittiğim yerde elimi havaya kaldırarak selamün aleyküm demeden tarımda ithalat yasaklanmalıdır, diyorum. Çünkü dünyada aklınıza gelen bütün devletlerden 150’nin üzerinde tarım ürünü, kelem, pırasa, havuç, şalgam, çıtlamalık ayçiçeği ve et dahil ithal eden bir ülke haline geldik. Dolayısıyla bu ithalat üreticinin üzerinde demoklesin kılıcı gibi sallanmakta insanlar ektiği ürünün karşılığını alamamakta. Domates, çeltik, pamuk her üründe durum böyle. Ülkemizin temel dinamiklerinden bir tanesi insanın karnını kendi ürettiği ile doyurabilmesidir. O yüzden Türk çiftçisinin ithalat yolu ile dövülmesine ve pahalılığında ithalat yoluyla indirilebilme kaygısının doğru bir ekonomik model olduğuna inanmıyorum ve de savunmuyorum” diyerek kongrenin hayırlı olmasını diledi.

Genel Kurul sonucunda Başkanlığa Ali Kaçar ve yönetim kurulu tekrar göreve seçildi.                               HABER MUSTAFA TETİK                                           







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ÖZEL HABER Haberleri

GAZETEMİZ

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin 2 ayı nasıl geçti?


HAVA DURUMU
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
nöbetçi eczaneler
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI