Bugun...


ERHAN YIRCALI

facebook-paylas
PAZARLARIN ORTAK SORUNU
Tarih: 29-08-2025 14:49:00 Güncelleme: 29-08-2025 14:49:00


Pazarlarda, satıcı esnafın etiket koymaması, ürün seçtirmemesi ve fiyat istikrarının olmaması tüketicileri zor durumda bırakıyor.

 

Balıkesir'in Çarşamba ve Cumartesi Pazarlarını gezerken, tezgâhların üzerindeki ürünlerin yanı sıra bir şeyin eksikliğini fark etmemek imkânsız bu ne biliyor musunuz? Fiyat etiketleri.

 

Domatesin, biberin, patlıcanın kaç lira olduğunu sormadan öğrenmek mümkün değil. Oysa eskiden her şey şeffaftı. Fiyatlar yazılıydı, neyin kaç para olduğunu bilirdik. Şimdi ise her tezgâhta bir sürpriz, bir bilinmezlik hâkim. Bu durum sadece bizim değil, pazarcı esnafının da işini zorlaştırmıyor mu? Her sorana aynı cevabı vermek zorunda kalmak yorucu olsa gerek. Ya da belki de bilinçli bir tercih bu.

 

Fiyat sormakla kalmıyor, bir de şu pazarcı cümlesiyle karşılaşıyoruz: "Ben verirsem domates 10 lira, sen seçersen 20 lira." Bu, bildiğimiz pazar alışverişi kültürüne tamamen aykırı bir durum. Pazar, alıcının kendi gözüyle, kendi eliyle en tazesini seçtiği yerdi. Şimdi ise bir nevi zorunlu teslimiyet isteniyor. Tezgâhın önündeki parlak, güzelim domateslere bakıp, torbanın içine arka taraftan gelen ezik ve çürükleri koydurmak zorunda kalmak, tüketicinin güvenini zedeliyor. Bu uygulama, pazarcı esnafına duyulan saygıyı da azaltıyor.

 

Yaz mevsimi bitiyor, normal şartlarda tarım ürünlerinin bollaşmasıyla fiyatların düşmesi beklenirken, tam tersi bir tabloyla karşılaşıyoruz. "Ne alırsan 100 lira" mottosu artık meyve tezgâhlarını esir almış durumda. Kaliteli ürünler pahalı, ama kalitesiz olanlar bile cep yakıyor. Temel gıda maddelerinin fiyatındaki bu istikrarsızlık ve sürekli yükseliş, maalesef tek başına pazarcı esnafının suçu değil. Asıl sorun, üretici ve tüketici arasındaki zincirde. Üretimden tarladan sofraya gelene kadar araya giren her kademe, maliyetleri şişiriyor ve bu yükün tamamı tüketicinin sırtına biniyor.

 

Peki, bu pazarları kim denetliyor? Fiyat etiketinin zorunlu olduğu, hijyen kurallarının uygulandığı ve alıcı-satıcı ilişkisinin şeffaf olduğu bir ticaret ortamı sağlamak kimin görevi? Tüketicinin Korunması Kanunu ve ilgili yönetmelikler, perakende satışta etiket zorunluluğu getiriyor. Ancak bu kurallar neden pazarlarda tam anlamıyla uygulanmıyor? Bu durumun denetimi belediyeler ve ilgili ticaret odaları tarafından yapılmalı.

 

Pazarlar, sadece alışveriş yapılan yerler değil, aynı zamanda şehrin sosyal dokusunu yansıtan canlı merkezlerdir. Güvenin, samimiyetin ve emeğin birleştiği bu yerlerin, keyfi uygulamalarla yozlaşmasına izin vermemeliyiz. Yeterli denetim mekanizmaları kurulmalı, kurallar uygulanmalı ve bu yolla hem tüketicinin hakkı korunmalı hem de dürüst esnafın mağduriyeti giderilmelidir. Aksi takdirde, pazar alışverişi keyifli bir deneyim olmaktan çıkıp, her hafta tekrarlanan bir hayal kırıklığına dönüşebilir.

 



Bu yazı 10731 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI