Sevgili Okurlarım…
Hukuk yargılamasında daha önce de belirttiğimiz gibi yargılama usulü mahkemeden mahkemeye dahi değişebilmekle birlikte, her hukuk düzeninde de farlılık göstermektedir. İş hukukunun yargılama ilkeleri ile ticaret hukukunun, aile hukukunun, gayrimenkul hukukunun ve diğer hukuk dallarının yargılama dinamikleri birbirinden farklıdır. Bu hafta da ticaret hukukunun yargılama serüvenine bir göz atalım isterim.
Ticaret hukukundan kaynaklı bir uyuşmazlıkta yargılama genellikle usul hukukunun ilkelerini belirleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile ticaret hukukunun ilkelerini belirleyen Türk Ticaret Kanunu ilkelerine bağlı kalınarak yürütülmektedir. Ticaret Mahkemesinde açılmış bir dava alacak ya da tazminat talepli ise öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır. Bu sebeple hakim, önüne gelen bir dosyada ilk önce usulüne uygun bir arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesinin ekinde yer alıp almadığını kontrol edecek, eğer yer almıyorsa davacıya arabuluculuk son tutanağını sunması için bir hafta süre verecektir. Davacı bu sürede arabuluculuk son tutanağını sunamaz ise hakim davanın esasına, konusuna yönelik incelemeye girmeden davanın usulden reddine karar vermek durumundadır.
Dava dilekçesinde bir eksiklik bulunmuyor ise, Mahkemeden Mahkemeye değişebilmekle birlikte, yine hakim çoğunlukla önce bir tensip zaptı düzenleyerek bir yerden istenilmesi gereken bir evrak olup olmadığı, taraflarca yatırılması gereken eksik bir harç ya da masraf olup olmadığı gibi dava sürecinin genel işleyişini oluşturacak hususları belirler. Dava çek, senet gibi bir kıymetli evraka dayanıyor ise Mahkeme tensip zaptı ile kıymetli evrakın aslının mahkemeye sunulmasını isteyebilir. Yine ödeme hususunda bir uyuşmazlık var ise Mahkeme taraflardan hesap özetlerinin celbedilebilmesi için banka hesap bilgilerini bildirmelerini isteyebilecektir. Mahkeme işbu tensip zaptı ile davalıya kendisine tebliğ edilen dava dilekçesine iki hafta içinde cevap vererek cevaplarını ve delillerini sunmasını ihtar edecektir. Ticaret hukukunda basit yargılama sınırı 2025 yılı itibariyle 2.280.000,00-TL’dir. Bu miktarın altında kalan uyuşmazlıklar basit yargılamaya tabi olup davacının dava dilekçesine karşı davalının yalnızca cevap dilekçesi verme hakkı bulunmaktadır. Taraflar iddia ve savunmalarını dava ve cevap dilekçeleri ile ileri sürebilecek olup bu aşamadan sonra kural olarak iddia ve savunmalarını değiştirme veya geliştirme hakları bulunmayacaktır. Uyuşmazlık konusunun belirtilen miktarın üzerinde olduğu uyuşmazlıklarda ise yazılı yargılama usulü geçerli olacak olup bu usulde davalının vereceği cevap dilekçesine karşı davacının tekrar cevaba cevap dilekçesi ve buna karşı da davalının 2. cevap dilekçesi verme hakkı bulunacaktır. Ayrıca belirtilen miktarın altındaki uyuşmazlıklar tek hakim tarafından görülürken bu miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar üç hakimden oluşan heyet tarafından incelenecektir.
Dilekçeler aşamasının tamamlanması üzerine Mahkeme bu kez yine bir ön inceleme tensip zaptı düzenleyerek belirlenen ön inceleme duruşma gününü taraflara bildirir. Ön inceleme duruşmasına kadar taraflar dilekçelerinde sunacaklarını belirtip henüz sunmadıkları delillerini sunabilirler. Ön inceleme duruşmasında yine tarafların dilekçeleri ve beyanları ile uyuşmazlık konusu saptanarak zapta geçirilir v e taraflara sulh olabilecekleri hatırlatılarak sulh olmak isteyip istemedikleri sorulur. Ardından tahkikat aşamasına geçilir.
Bir sonraki yazımızda da tahkikat aşamasını inceliyor olacağız.
Herkese iyi haftalar dilerim.