Bugun...


Mehtap Akgül

facebook-paylas
- Mavi Buzdağı -
Tarih: 07-10-2019 13:03:00 Güncelleme: 08-10-2019 21:33:00


 

·                         

Dil söyler kulak dinler,

Kalp söyler kainat dinler…

-Yunus Emre -

Kıymetli okurlarım, farkındalığa dair mısralarıma hoş geldiniz…

“Hayatta bir şeyin bitişi her zaman başka bir şeyin başlamasına sebep olur” deriz ya hani, işte böyle bir umut     mücadelesi bizimkisi.

Tam da 5 yıl önce Doktorumuz şöyle demişti; ama “doğallaşabilir” Kim mi? – Oğlum Kaan Tuna. O günden bu güne hayatımızda biten, başlayan birçok şey oldu. Gelişimsel evrelerde biten olumsuzluklar başlayan gelişmelere, başlayan gelişmeler farklı zorluklara doğru ilerletti hayatımızı. Şunu çok iyi biliyorum ki hayata tutunma azmimiz hiç bitmeyecek!

Yine sizler için belirlediğim farkındalık konum ;Otizmde Derinlik.

Niye derinlik dedim. Çünkü;Otizmin sebebinin halen bilinmediği, ancak bilimsel temelli araştırmaların sonuçlarından anlaşılacağı üzere tek tedavinin henüz özel eğitim uygulamaları olduğudur.Otizmde  hayatın ilk  3 yılında davranışlar fark edilir düzeyde olmadığından, çocuk için 3 yaş sonrası birçok zorlukla  baş etme mücadelesi başlar. Ebeveyn ise çocuğunun 3 yaşında bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder. Elbette ebeveyn çocuğunun farklılıklarınıanlar, ancak kabullenme süreci ilk müracaat ve en önemlisi teşhis sonrası destek çevresini belirlerken birçok zorlukla savaşırken zaman hızla ilerler..Bu süreci iyi tarafından düşündüğümüzde, destek çevre ve koordine edilen eğitim süreçlerinde gelişimsel ilerleme planı yapan ebeveynin rutin hayatı çocuğunun takibi ile sürecin içinde başarıyla gerçekleşir. Her gelişimsel basamağın otizmli çocuk üzerinde etkileri farklılıklar gösterir. Çocuk için yetersiz olan gelişimsel basamağı tam aştım dediğiniz an farklı bir evrenin içinde kendinizi bulabilirsiniz .Örneğin biz, oğlum için düzenli kontrollere gittiğimizde sevindirici gelen gelişimimizin sonrasında gelişen farklı bir gelişimsel ihtiyacı duyuyoruz. Kısaca oğlum için sürecimizde azimle ve kararlılıkla uyguladığımız eğitim/terapi uygulamalarının genel geçer kurallara bağlı olmadığını anlamış bulunmaktayım.

İşte otizm de böyle bir şey. Ucu bucağı olmayan sonsuz bir okyanus, masmavi bir gökyüzü…  Sebebinin ve tıbben çözümünün bilinmediği “Otizm” günden güne artış oranlı kendini gösterennöro/gelişimsel farklılık durumudur.“Hayatımızda karşılaşmamız mümkün değil gibi görünen farklılıkların beni bulması ile seni bulmasının çok zor olmadığını bilerek yaşamalısın.”

Otizm kendi içinde birçok tıbbi terimlerle alt başlıklara ayrılır. Bu spektrumun her bir evresi bireyin gelişiminde “kendine özel” belirtiler gösterir. Her otizmli bireyin tanıları aynı, belirtileri ise farklılıklarla doludur. Otizm spektrumundaki evreye göre ve bilimsel temelli eğitimlerle birey bağımsızca yaşayabilir. Örneğin; Temple Grandin.

Otizmde gelişimin ilerlemesi sürecin sonlandığı anlamına gelmez. Otizmde bilinmezlik dolu serüven toplumdaki uyumlu hayat içinde yer edinmekle devam eder. Otizmin, farklı zihin kuramları ve davranışsal çeşitliliği bireyler üzerinde gelişimlerinin de farklı olmasına sebep olur.Evet . Hayat farklılıklarla güzel desek de bizler için pek de öyle değildir. Ben her görünen başarının öyküsünü bir buz dağı gibi nitelendiririm. Otizmde buz dağı gibidir; gerek tıbbi kısmı,terapi uygulamaları ve gerekse de sosyal yaşam içindeki yer edinme süreçleri, buz dağının görünen veya görünmeyen kısmı olarak karşımıza çıkar. Bireylerin her aşamalarının (duygusal, bilişsel, sosyal) gelişimsel evrelerini otizmde nasıl gördüğünüzle ilgisini ve durumunu yine buz dağının derinliği ile ifade edebilirim.

Kıymetli okurlarım otizmde erken teşhisin olmadığı ve eğitimden yoksun kalan bireylerin çok daha ağır tablolarla karşımıza çıkağını unutmamalıyız. Ülkemizde son yıllarda Devletimizin çözümcül yaklaşımları artmış bulunsa da, otizm spektrumunda her gün yeni bir çocuk sürece dahil olduğunubilmeli, var olan süreçteise  mevcut bulunan hafiften ağıra kadar seyreden otizmli bireyler için alınacak önlemlerin sonuç verecek nitelikteki çalışmaları hızla tamamlanmalıdır.

Devletimizin ilgili Kamu kurumları, Otizm STK’ları ve gönüllülükle sürdürülen bireysel mücadeleler otizmde bilinmezlik dolu yaşamı elbette bir gün kolaylaştıracaktır. Ben İnanıyorum.

Okullarımızda özel gereksinimli bireylerin, genel gelişimliçocuklarımızın  gelişimlerindebirçok faydayı getirdiğini bilmeliyiz. Ebeveynlerin otizmle mücadelesine en büyük katkı sunan rol model olan genel gelişimli çocuklardır. Bu sebeple otizmli çocuklarımızın eğitim hayatında yer bulması önce Ülkemiz sonra sağlıklı nesillerimiz için büyük öneme sahiptir.

Her otizmli çocuk herhangi bir evrede dahi eğitim imkanlarına sahip olduğunda bu çocukta gelişimsel ilerlemeler görülür.

Kıymetli okurlarım; biz vicdanlı Türk toplumu olarak özel gereksinimli her bireye faydalı bir davranışımız bu bireyin  hayatında birçok zorluk içinde baş ettiği unsurlardan birini kolaylaştırabilir. Tekrar belirtmek istediğim önemli ip uçlarım; 

·         Göz teması kuramama

·         Tekrarlayan davranışlar

·         Konuşma becerilerinde farklılık

·         Odaklanamama, Dikkat eksikliği

·         Hiperaktivite / Hipo aktivite

·         Dönen nesnelere ilgi , duyarlılık

Bu farklılıkları gören ebeveynlerin veya kişilerin ilk müracaat yeri “Çocuk Psikiyatristi”dir diyerek sözlerimi sonlandırıyorum.

Selam Olsun.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

GAZETEMİZ

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin 2 ayı nasıl geçti?


HAVA DURUMU
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
nöbetçi eczaneler
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI